Flywheel türkçesi Flywheel nedir

  • Fizik alanında kullanılır.
  • Motor volanı.
  • Bağlı olduğu işlergenin ya da düzeneğin dönme hızını düzenleyen ya da kısa aralıklarda harcanmak üzere erke biriktiren, dönme miline takılı ağır tekerlek.
  • Motorun dönüş hızındaki düzensizlikleri gidermeye yarayan ve kavramanın bir yüzeyini oluşturan ağır tekerlek.
  • Volant.
  • Çark.
  • Volan.
  • Düzenteker.
  • Düzen teker.
  • Volant muhafazası.

Flywheel ingilizcede ne demek, Flywheel nerede nasıl kullanılır?

Flywheel effect : Volan etkisi.

Flywheel magneto : Kimi ateşlemeli motorlarda göbek mıknatısının düzen teker üzerine bindirilmiş olduğu çekimli üreteç. Düzen teker çekimli üreteci. Volan manyetosu.

Flywheel starter ring gear : Düzenteker dişlisi. İlkdevinim motoru dişlisiyle birleşerek motorun çalışmasını sağlayan düzen teker çevresindeki dişli. Düzen teker dişlisi. Volan dişlisi. Düzeuteker dişlisi.

Flywheels : Volan. Düzenteker. Motor volanı. Volant. Çark. Volant muhafazası.

Flyway : Göçmen kuşların uçuş rotası. Göç yolu (kuşların). Uçuş rotası. (göçmen kuşların) göç yolu. Uçuş tarifesi. Göç rotası.

Flyweights : Sineksıklet. Santrifüj ağırlık. Mekanik avans ağırlığı. Sinek sıklet. Sinekağırlık. Sineksiklet.

Flyways : Uçuş tarifesi. Göç rotası. Göçmen kuşların uçuş rotası. (göçmen kuşların) göç yolu. Uçuş rotası. Göç yolu (kuşların).

 

Flyweight : Santrifüj ağırlık. Mekanik avans ağırlığı. Sineksıklet. Sinek sıklet. Sinekağırlık. Sineksiklet.

İngilizce Flywheel Türkçe anlamı, Flywheel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flywheel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grindstones : Zımpara taşı. Bileğitaşı (çark ile döndürülen). Bileme taşı. Küstere. Değirmentaşı. Bileği taşı. Bileği çarkı. Değirmen taşı. Bileğitaşı.

Barrel : Taşıma çubuğu. Varil. Uçmak. Perdeleri germekte kullanılan çubuk. Fıçıya koymak. Hızlı gitmek. Sıvı yakıtı saklama ya da taşımaya özgü, çelik saçtan yapılma kap. Fıçı. Namlu.

Absorption band : Absorpsiyon bandı. Soğurum kuşağı. Soğurma bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak.

Abcoulomb : Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Saltık coulomb. Abkulon. On kulon.

Impellers : Pompa dişlisi. Pal. Pompa vb içindeki pervane. Türbin çarkı. Kompresör çarkı. Kanat. Pervane. Sevk pervanesi. Uskur.

Balance wheel : Denge çarkı. Ayar dişlisi. Cep saati sarkacı. Nazım çark. Rakkas. Kasnak.

Gear wheel : Dişli çark. Başka dişli çarkın içine giren dişli çark. Vites dişlisi. Dişli.

Absolute magnitude : Saltık büyüklük. Mutlak büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü.

Impellor : Rotor. Sevk eden kimse veya şey. Sevk edici pervane. Pervane. Sevk edici pervane (mühendislik). Devindiren kimse veya şey.

 

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Flywheel synonyms : fluid flywheel, regulator, acoustic absorptivity, acoustic feedback, grindstone, slip of paper, governor, absorptivity, cogwheels, flywheels, absolute units, cogwheel, frillings, absorptiometer, aboutface, absolute concentration, abampere, absolute zero, absorption loss, cog wheel, clutch housing, disking, frilling, impeller, frill, accumulation coefficient, accelerometer, absorption edge, handwheel, disk.