Foli nedir, Foli ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tohum ekmek için toprağa açılan küçük çukur.

Foli tanımı, anlamı

Argulus foliaceus : Uzunluğu 6-7 mm, yeşil renkte ve pigment bakımından zengin olan, kuyruk yüzgeci çok sayıda dikene sahip olan Argulus cinsine ait tatlı su balık paraziti

Atretik folikül : Folikül atrezisi.

Birincil folikül : Ovogonyumların büyüme aşamasında, yumurtalık korteksinde tek katlı yassı folikül epitelini içeren folikül. Ovositi saran tek katlı folikül epitelleri besin maddelerini ovosite iletirler, primer folikül, primordiyal folikül.

Dominant folikül : Baskın folikül.

Foli avı : Gömlekli bir çeşit balık ağı.

Folik : Kabak ekilen çukur. Su kabağı.

Folik asit : B vitaminleri grubundan, bira mayası, karaciğer ve yeşil bitkilerde bulunan, eksikliğinde bir çeşit kansızlığa yol açan, nükleik asit metabolizmasında önemli olan, suda çözünen bir vitamin. BC vitamini. Glutamik asite bağlanmış pteroik asitten oluşan suda eriyen B kompleksi vitaminlerden biri, Bc vitamini. Bira mayası, karaciğer ve yeşil bitkilerde bulunan, bağırsaklarda bakteriyel sentezle sağlanan, amino asit metabolizmasında, adenin, guanin ve timin bazlarının sentezinde önemli rol oynayan, eksikliğinde büyümede yavaşlama ve megaloblastik anemiye yol açan, sarıdan açık portakal sarısına kadar değişen renkte, kokusuz ve tatsız, mikrokristal toz durumda, suda çözünen B-kompleks vitaminlerden biri, folasin, folat, pteroil glutamik asit, Bc vitamini, B9 vitamini, B10 vitamini, B11 vitamini.

 

Folikulus ovarikus : Yumurtalıkta gelişme aşamasındaki foliküller. Bunların folikulus ovarikus primordialis, folikulus ovarikus primarius ve folikulus ovarikus vezikulozus adı verilen tipleri bulunur.

Folikül : Küçük kese şeklindeki yapı. Ovaryumda oositi saran bir grup hücre. 3.Graaf, Graff folikülü. 4.Saçın dibinde bulunan hücrelerin meydana getirdiği yapı. Küçük kese biçimindeki yapı. Memelilerde yumurtalıkta bulunan ve olgunlaşmış yumurtayı saran kesecik. Saçın dibinde bulunan hücrelerin meydana getirdiği yapı. Yumurtalıkda, içerisinde yumurtanın geliştiği, gelişme aşamalarına göre büyüklüğü değişen, içi sıvı dolu, boşluğu bulunan küresel yapı.

Folikül akarı : Yüz akarı.

Folikül atrezisi : Yumurtalıkta doğuştan var olan ovositlerin bir kısmının gelişme evrelerinde işlevlerini kaybetmesi, atretik folikül. Bozulan bu foliküllerin yerinde beyaz cisimde olduğu gibi sikatriks dokusu biçimlenir.

Folikül dönemi : Proliferasyon evresi.

Folikül hormonu : Yumurtalıklarda meydana gelen bir hormon olup yumurtaların oluşmasını kamçılar ve ikincil eşey karakterlerinin görülmesine etki yapar.

Folikül kisti : Bir folikülün kanalının tıkanması sonucu oluşan kist. Graaf folikülünün içerisinde transudat birikmesi sonucu oluşan kist.

Folikül meyve : Tek karpelden meydana gelen ve olgunlukta karın hattı boyunca açılan kuru meyve.

Folikül sıvısı : Yumurtalıkta üçüncül foliküllerin boşluklarındaki sıvı.

 

Folikül sitimulan hormon : Folikül uyaran hormon.

Folikül stimülan hormon : Over foliküllerinin büyüme ve olgunlaşmasını uyaran, östrojen salgılatan ön hipofizin gonadotrop hormonlarından biri, follitropin.

Folikül uyaran hormon : Dişilerde yumurtalık foliküllerinin büyümesini ve foliküllerden östrojen salınımını uyaran, erkeklerde er bezlerinde sperm oluşumunu destekleyen, ön hipofiz lobundan salınan, salınımı hipotalamustan salınan gonadotropin salgılatıcı hormon tarafından düzenlenen glikoprotein yapılı gonadotrop hormonlardan biri, follitropin, folikül sitimulan hormon, FSH.

Foliküler : Folikül veya foliküllerle ilgili olan. Foliküle benzeyen, folikül gibi. Foliküller gösteren.

Foliküler dalga : İneklerde kızgınlık döngüsü içinde birbirinden bağımsız folikül gruplarının gelişmesi.

Foliküler dendritik hücre : Lenf bezinin germinal merkezlerinde bulunan ve yüzeyinde immün kompleks bulunduran bir hücre tipi. Lenf yumrularının lenf foliküllerinde bulunan ve B-lenfositlerden gelişen dallı sitoplazmik uzantılı antijen sunan hücreler. Bunlar B-lenfositlerden gelişirler.

Foliküler evre : Kızgınlık döngüsünün proöstrüs ve östrüs evrelerini içine alan, östrojenik etkinin baskın olduğu, yumurtalıklarda foliküler gelişmenin belirginleştiği dönem, östrojenik faz, proliferatif faz.

Foliküler kist : Yumurtalıkta gelişen foliküllerin ovule olmayıp gelişmesini, varlığını ve işlevini sürdürmeye devam ettirmesi sonucu oluşan ve infertiliteye yol açan, genelde GnRH veya LH salgısının yetersizliğine bağlı biçimlenen yumurtalık hastalığı, ovaryumun foliküler kistik dejenerasyonu.

Foliküler lenfom : Tümöral hücrelerin lenf yumrularında folikül benzeri yapılar oluşturacak biçimde kümelenmeleriyle belirgin kötücül lenfoid doku tümörü, nodüler lenfom, dev foliküler lenfom, nodüler lenfom.

Foliküler müsinözis : Epidermis ve kıl foliküllerinde aşırı miktarlarda müsin salgısından kaynaklanan kıl dökülmesi, kılsızlık veya kellikle belirgin patolojik değişim, müsinöz alopesi.

Foliküler uyuz : Demodektik uyuz.

Folikülitis : Folikül veya foliküllerin yangısı. Esas olarak derideki kıl foliküllerinin yangısını ifade etmekle birlikte, diğer tip foliküllerin yangısı için de kullanılır.

Folikülogenezis : Yumurtalıklardaki primordial foliküllerin gelişme süreci.

Folistatin : Granüloza hücreleri tarafından salgılanan bir protein hormon olan lüteinleştirici hormonun salgılanması üzerine görünürdeki etkisi dışında, hipofiz ön lobundan folikül uyarıcı hormonun salgılanmasını önleme.

Folit : Kabak ekilen çukur. Karmakarışık, dağınık.

Foliya serebelli : Beyincik yaprakları.

Foliyatus : Yaprak gibi, yapraksı.

Foliyum : Yaprak.

Graff folikülü : Memeli yumurtalığında gelişen yumurtayı içeren, içinde sıvı bulunan ve sayısız folikül hücreleriyle çevrili olan, ovulasyon sırasında içinden yumurta çıkan küresel kesecik. Memeli yumurtalığında gelişen yumurtayı kapsayan, içinde sıvı bulunan ve sayısız folikül hücreleri ile çevrili olan, ovulasyon sırasında içinden yumurta çıkan küresel kesecik. Graaf folikülü.

İkincil folikül : Yumurtalıkta folikül gelişiminde ovumu saran çok katlı epitelden oluşan ve ovositusla folikül epiteli arasında membrana pellusida bulunan folikül, sekunder folikül.

Kalıcı folikül : İç çapı 10 mm ve 10 mm’den büyük, en az 5 gün ovule olmadan kalan folikülün bulunması ve başka bir foliküler gelişmenin olmadığı durum, persistan folikül.

Kıl folikülü : [Bakınız: kıl keseciği]. İç vagina, dış kök kılıfını oluşturan dış vagina ve dermal vaginadan oluşan ve kılları dermiste saran, derinin torba biçimindeki çöküntüsü, kıl keseciği, follikulus pili, dış kök kılıfı. Kıl folikülünün iç vaginasında sırasıyla vagina kütikülası, Huxley ve Henle katmanları bulunur.

Kıl folikülü beni : Kalın ve fırça benzeri kıl kümelenmesi içeren şişkinlik.

Lenf folikülü : Sindirim, solunum, üriner ve genital sistemlerin mukozasında yer alan, sentrum germinale adı verilen orta ve korona adı verilen dış kısmında B-lenfositlerin bulunduğu yuvarlak veya yumurta biçimli yoğun lenfosit kümelenmesi.

Olgun folikül : Graaf folikülü.

Olgun yumurtalık folikülü : Graaf folikülü.

Ovaryum folikülü : Yumurtalıkta gelişmenin herhangi bir aşamasında bulunan folikül.

Ovaryumun foliküler kistik dejenerasyonu : Foliküler kist.

Papilla foliyata : Dilin kök kısımlarında yaprak biçimindeki kıvrımlardan oluşan, mukoza kıvrımlarının yan kısımlarında tat tomurcuklarını içeren ve lamina propriyasında seröz bezlerin yer aldığı, geviş getirenlerde olmayan tatla ilgili yapraksı papilla, yapraksı papillalar.

Pemfigus foliyaseus : Yaygın eksfoliyatif, kalın yangısal kabukların veya pulların oluşumu, akantolizis ve kıl dökülmesiyle belirgin immün aracılı hastalık. Köpek, kedi, keçi ve atlarda görülür, yaş ve cinsiyet yatkınlığı bulunmamaktadır.

Persistan folikül : Kalıcı folikül.

Preovulator folikül : Graaf folikülü.

Primer folikül : Birincil folikül.

Primordiyal folikül : Birincil folikül.

Sekunder folikül : İkincil folikül.

Sitigma folikulare : Zayıflayan germinatif epitelin herhangi bir yerinde ovositi atan folikül. Ovulasyonla atılan korona radiyatalı ovosit, fimbriyadan yumurta kanalına geçer.

Siyah kıl folikül displazisi : Derinin siyah pigmentli olduğu alanlarda kıl folikülerinin hatalı veya eksik gelişimiyle belirgin bir yapılış bozukluğu. Köpeklerde, ailevi olarak ve doğuştan görülür.

Stafilokokkal folikülitis ve frunkulozis : Stafilokoklara bağlı kıl folikülü ve deri altı bağ dokusunun yangısı. Köpek, at, keçi ve koyunlarda yaygın olarak görülür.

Steril eozinofilik folikülitis : Köpek, kedi, inek ve atlarda ender olarak görülen, deride kaşıntısız, kabuklu kabartı, deri döküntüsü ve foliküllerin etrafında eozinofil lökosit infiltrasyonuyla belirgin yangısal reaksiyon. Köpeklerde sivrisinek ısırıklarına, kedi ve atlarda ise, atopi, yiyecek alerjisi, onkoserkiyazis, sivrisinek veya pire ısırığı aşırı duyarlılığıyla ilişkilidir.

Steril eozinofilik kulak kepçesi folikülitisi : Köpek ve kedilerde kenar yüzünde mevsimsel olmayan, kaşıntısız, çift taraflı bakışımlı kıl dökülmesi ve irinli kabartılarla belirgin, nedeni kesin olarak bilinmeyen, yangısal reaksiyon.

Sutura foliyata : Karşılaşan komşu kemik kenarlarının, ince yapraklar hâlinde, birbirine geçmesi biçiminde olan dikiş.

Teka folikülü : Folikül duvarını saran bazal zar dışındaki teka interna ve teka eksternaların oluşturduğu katman. Bazal zara bitişik olan teka internada hücreler, retikulum iplikleri ve ovulasyona yardımcı düz kas hücreleri, teka eksternada ise bol kan damarları bulunur.

Telogen kıl folikülü : Dinlenme devresindeki kıl folikülü.

Tersiyer folikül : Üçüncül folikül.

Tiroit bezinde idiopatik folikül atrofisi : Bilinmeyen nedenlerle tiroit bezinin bir bölümünde, folikül epitelinin dejenerasyonu, tedricen gözden silinmesi ve hipotiroidizmle belirgin tiroit bezinin birincil dejeneratif bir hastalığı.

Üçüncül folikül : Etrafı korona radiatayla çevrili kumulus ooforus içinde oosit bulunan, dış yüzeyi teka eksterna, iç yüzeyi teka interna tarafından kuşatılmış, folikülogeneziste ikincil folikülden sonraki Graaf folikülü oluşumundan bir önceki evre, antral folikül, tersiyer folikül.

Yumurtalık folikülü : Yumurtalığın korteksinde çeşitli gelişim kademelerinde bulunan foliküllerden herhangi biri.

Yumurtalıkta folikül içi kanama : Buzağılarda, köpeklerin folikül kistlerinde ve ineklerin atretik foliküllerinde veya ovulasyon sırasında yumurtalıkta oluşan kanama. Kısraklardaki şiddetli olabilir ve ölümle sonuçlanabilir.

Diğer dillerde Foley kateteri anlamı nedir?

İngilizce'de Foley kateteri ne demek ? : foley catheter