Footboy türkçesi Footboy nedir
Footboy ingilizcede ne demek, Footboy nerede nasıl kullanılır?
Footboard : Basamak. Marşpiye.
Footboards : Tabure. Marşpiye. (karyolanın) ayakucundaki tahta. Basamak. Ayakucundaki tahta (karyolanın). Ayak tahtası. Ayaklık. Ayak iskemlesi. Ayak dayanacak yer.
Footbag : Fasülye taneleri veya plastik toplarla doldurulan ve bir topa benzeyen küçük kumaş kaplı çanta. Hedefi genellikle çantayı havada tutmak olan (genellikle ona vurarak) ve footbag ile oynanan bir dizi oyunlardan her biri.
Football : Ayaktopu. Futbol. Amerikan futbolu. Meşin yuvarlak. Futbol topu.
Football association : Resmi futbol faaaliyetlerinden sorumlu kuruluş. Futbol federasyonu. Resmi amerikan (amerikan futbolu) futbol faaliyetlerinden sorumlu organizasyon.
Football boots : Futbol ayakkabısı. Krampon.
Football play : Futbol oyunu.
Football club of basel : Basel futbol kulübü. Basel şehrinde bulunan futbol takımı (kuzeybatı isviçre'de bulunan şehir). Fcb.
Football match : Futbol karşılaşması. Rekabete dayanan futbol oyunu. Amerikan futbol maçı. Futbol maçı.
Football field : Amerikan futbolu oynanan alan. Stat. Üzerinde futbol oynanan çimli genişlik. Futbol alanı. Saha. Futbol sahası.
İngilizce Footboy Türkçe anlamı, Footboy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Footboy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bellboys : Valiz taşıyan görevli. Valiz taşıyan otel görevlisi. Otellerde oda hizmetçisi çocuk.
Novice : Kiliseye yeni giren kimse. Keşiş adayı. Acemi çaylak. Papaz adayı. Rahibe adayı. Yeni. Acemi. Bir işe yeni başlayan kimse. Yeni kimse.
Improver : Düzelten kimse. Islahatçı. Gönüllü çalışan kimse. Düzenleyici. Düzeltici. Geliştirici. Reformcu. Yenilikçi.
Improvers : Islahatçı. Düzenleyici. Geliştirici. Düzelten kimse. Yenilikçi. Gönüllü çalışan kimse. Reformcu. Düzeltici.
Employee : Adam. Personel. Görevli. Hizmetli. Memur. Çalışan. İşçi. Müstahdem. Eleman.
Pageboys : Uşak. Peyk.
Busboy : Restoranda masaları temizleyen kimse. Garson yamağı. (abd) komi.
Prentice : Acemi. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.
Boy in buttons : Bir otelde valiz taşıyan ve ayak işlerine bakan genç erkek.
Legman : Muhabir. Ayak işlerine bakan kimse. Gazeteci.
Footboy synonyms : youth subculture, prentices, errand boy, bus boy, pageboy, callboy, potman, skinheads, legmen, pupils, apprenticing, commies, novices, busboys, bellhops, helpers, callboys, helper, apprentices, apprentice, skinhead, bellboy.
Footboy zıt anlamlı kelimeler, Footboy kelime anlamı
Employer : İşçileri düşünü ya da beden gücüyle çalıştıran gerçek ya da tüzel kişi. İstihdam eden. İşçi çalıştıran. İş sahibi. İşletme sahibi. Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşveren. Patron. Çalıştıran.
Footboy ingilizce tanımı, definition of Footboy
Footboy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A lackey. A page. An attendant in livery.

Bu kısımda Footboy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Footboy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Footboy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Footboy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.