For a short while türkçesi For a short while nedir

  • Bir saniye için.
  • Kısa bir an için.
  • Kısa bir süre için.
  • Geçici olarak.

For a short while ile ilgili cümleler

English: She stayed in that area for a short while.
Turkish: O, kısa bir süre o bölgede kaldı.

English: She stayed there for a short while.
Turkish: O kısa bir süre orada kaldı.

English: Ali stayed in Boston for a short while.
Turkish: Ali kısa bir süreliğine Boston'da kaldı.

English: Hurry up,the train stops here for a short while.
Turkish: Acele et! Tren burada kısa bir süre için durur.

For a short while ingilizcede ne demek, For a short while nerede nasıl kullanılır?

For : -den dolayı. -e göre. Yerine. -e karşı. Yüzünden. Şerefine. Ocak. Bir takımyıldızın adı. -e elverişli.

A : En yüksek not. Amperin simgesi. Miktar belirtir. La (müzik terimi). Pek iyi. Atom ağırlığı. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Argonun simgesi.

Short : Kısa okunuşlu ünlü. Noksanlık. Kısa metrajlı film. Az. Kısa. Alçak. Kontak. Kısa hece. Kasa açığı.

While : Müddet. Bazen. Halbuki. İrken. -e rağmen. Karşın. Olduğu halde. Rağmen. Vakit. Süre.

For a short time : Kısa süreliğine. Kısa bir süre için.

For a brief moment : Kısa bir an için. Küçük bir zaman periyodu esnasında.

 

For a change : Fark için. Değişimin hatırı için. Değişiklik olsun diye.

For a certain sum : Eğer belli bir miktar para verilirse. Belirli bir ücret karşılığı.

For a consideration : Para karşılığı.

İngilizce For a short while Türkçe anlamı, For a short while eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak For a short while ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Momentarily : Anlık. Bir anlık. Bir an için. Anlık olarak. Çok kısa süren. Kısaca.

Provisionally : Pay ya da borç belgiti almaya istekli olanlara ya da bunlara ilişkin borçlanmalardan bir bölümünü ödeyenlere verilen geçici belge. Eğreti olarak. Muvakkaten. Geçici alındı.

Proforma : Tahmini. Tasarı. Öngörü.

Temporarily : Kısa süreliğine. Muvakkaten. Geçici bir süre için. Geçici süre. İdareten. Şimdilik.

Pro forma : Proforma fatura. Biçimsel. Tahmini. Şekil bakımından. Formalite icabı. Tahmini olan. Tahmini olarak. Proforma veya taslak. Proforma. İhzari.

In the interim : Geçici bir şekilde. Arada. Aradaki zamanda. Ara süresince.

Transitively : Ara dönemde. Geçişli. Geçişli olarak. Şimdilik.

Temporally : Sınırlı bir süre içerisinde.

Transitorily : Geçici veya değiştirilebilir bir tarzda.

For a short while synonyms : for a second, puritanically, transiently, ad interim, impermanently, tentatively, deciduously.