Foreboder türkçesi Foreboder nedir
- Peygamber.
- Foreteller.
- Kötü haber taşıyıcısı.
- Erkenden haber veren kimse.
- Olmadan önce birşeyleri hisseden kimse.
- Şom ağızlı.
Foreboder ingilizcede ne demek, Foreboder nerede nasıl kullanılır?
Forebode : Uğursuz saymak. İçine doğmak. Önceden haber vermek. Belirtisi olmak. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi). Önceden sezmek. Önsezi.
Foreboded : Önceden haber vermek. Önsezi. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi). İçine doğmak. Belirtisi olmak. Önceden sezmek.
Forebodes : Önceden sezmek. Önsezi. İçine doğmak. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi). Belirtisi olmak. Önceden haber vermek.
Foreboding : Kötü bir şey olacağını sezme. İçine doğma. Önsezi. İçe doğma. Önceden hissetme. Kötülüğü sezme. Malum olma. Hissikablelvuku. Sezi.
Forebodingly : Önceden hissederek.
Forebearing : Ata. Cet.
Forebrain : Beynin frontal parçası (anatomi terimi). Önbazit. Önbeyin. Ön beyin.
Forebay : Yükleme havuzu. Başhavuz. Su biriktirme havuzu.
Forebodings : İçine doğma. Malum olma. Hissikablelvuku. Sezi. Önsezi. İçe doğma. Önceden hissetme. Kötü bir şey olacağını sezme.
Forebears : Ced. Atalar. Ata.
İngilizce Foreboder Türkçe anlamı, Foreboder eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Foreboder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Foretellers : Önceden haber veren kimse.
Seers : Geleceği gören. Falcı. Gaipten haber veren kimse. Gören kimse. Kahin.
Calculate : Ölçüp biçmek. Tasarlamak. Hesaplamak. Tahmin etmek. Planlamak. Hesap etmek. Endazeye vurmak. Saymak. Hesap yapmak. Güvenmek.
Prophetesses : Kahin. Kadın peygamber. Resul.
Seer : Falcı. Gaipten haber veren kimse. Gören kimse. Geleceği gören. Bilici. Kahin.
Pretend : Olmak. Hak iddia etmek. Gibi yapmak. Gelmek. Yalandan yapmak. Numara yapmak. Yapar gibi görünmek. İddiada bulunmak. -miş gibi davranmak. Rol kesmek.
Hazard : Riske sokmak. Kumar. Riske etmek. Şans. Topu deliğe sokan vuruş. Şansa bırakmak. Denemelerin yansız olması koşuluyla, salt olasılık ya da rastlantı ilkesine göre gerçekleşeceği varsayılan durum ya da sonuç. Tehlike. Cesaret etmek. Afet.
Guess : İçine doğmak. Tahmin. Varsayımda bulunmak. Oranlamak. Düşünmek. Sanmak. Sezmek. Tahminde bulunmak. Zannetmek. Tahmin etmek.
Prophet : Kahin. İnsanlara doğru yolu göstermek üzere tanrının gönderdiği elçi. Tanrı elçisi. Yalvaç. Elçi. Nebi. Resul.
Forecast : Öngörüde bulunmak. Önceden tahmin etmek. Tahmin yürütme. Öngörü. Önceden planlamak. Kestirmek. Tahmin etmek. Tasarlamak. Tahmin.
Foreboder synonyms : prophets, promise, raunchy, prophesy, foretell, wager, vaticinate, bet, read, anticipate, prognosticate, call, augurer, predict, seer of visions, outguess, foreteller, augur, the prophet, augurers, second guess, venture.
Foreboder ingilizce tanımı, definition of Foreboder
Foreboder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who forebodes.

Bu kısımda Foreboder kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Foreboder ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Foreboder anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Foreboder ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.