Foreshore türkçesi Foreshore nedir
- Suların çekildiği kıyı.
- Kıyı banketi ile düşük su seviyesi arasındaki bölge.
Foreshore ingilizcede ne demek, Foreshore nerede nasıl kullanılır?
Foreshores : Suların çekildiği kıyı. Kıyı banketi ile düşük su seviyesi arasındaki bölge.
Foreshorten : Yanında küçük göstermek. Bir cismin kenarlarını gerçek ölçülerinden daha kısa gösterme. Yanındakini küçük göstermek.
Foreshortened : Yanında küçük göstermek. Bir cismin kenarlarını gerçek ölçülerinden daha kısa gösterme. Kısaltılmış. Azaltılmış. Perspektif içerisinde çizilmiş. Derinlik görüntüsü olan.
Foreshortening : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kısaltım. Minimizasyon. Kısaltma. Küçük gösterme. Rakursi. Görünge nedeniyle bazı boyutları daha kısa görünen nesneleri alıcıyla bu yolda aktararak sağlanan sonuç, etki. Derinlik hissi veren çizim metodu.
Foreshortens : Bir cismin kenarlarını gerçek ölçülerinden daha kısa gösterme. Yanındakini küçük göstermek. Yanında küçük göstermek.
Foreshadowing : Önceden ima etme. Belirtisi olmak. Önseme. Önceden göstermek.
Foreshadow : Habercisi olmak. Önceden ima etmek. Önceden göstermek. Belirtisi olmak. Önceden belirtmek.
Foreshowing : Gaipten haber verme. Belirtisi olma. Önceden göstermek. Kehanette bulunma. Tahminler yapma. Önceden gösterme.
Foreshadows : Habercisi olmak. Belirtisi olmak. Önceden belirtmek. Önceden göstermek. Önceden ima etmek.
Foreshowed : Önceden haber vermek. Belirtisi olmak. Kehanette bulunmak. İlahi ilham vasıtasıyla önceden haber vermek. Tahminde bulunmak. Önceden göstermek.
İngilizce Foreshore Türkçe anlamı, Foreshore eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Foreshore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Seashore : Denizlerin, yapay ve doğal göllerin kıyı çizgisi boyunca uzanan kara parçası. Karanın denize yakın olan kesimi. Sahil. Deniz kıyısı. Kıyı. Sahil kenarı. Lebiderya. Deniz kenarı.
Seacoast : Deniz sahili. Denizlerin, yapay ve doğal göllerin kıyı çizgisi boyunca uzanan kara parçası. Sahil. Kıyı. Deniz kıyısı. Deniz kenarında bulunan arazi.
Coast : Kıyı boyunca gitmek. Kızak için uygun yokuş. Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alan. Deniz kıyısı. Karanın deniz boyunca uzanan bölümü. Kızakla yokuştan kaymak. Sahil boyunca gitmek. Yanaşmak. Yokuş aşağı salıvermek.
Formation : Düzen. Oluş. Oluşum. Biçimlenim. Gökcisimlerinin, canlıların doğup, biçimlenme süreci. Oluşuk. Yapım. Tertip. Kırılcaların, temel yapılarına bağlı olarak büyürken geliştirdikleri biçim. Biçimlendirme.
Sea coast : Kıyı. Deniz kenarı. Deniz kıyısı. Sahil.
Geological formation : Jeolojik oluşum. Jeolojik formasyon.
Foreshore synonyms : foreshores.

Bu kısımda Foreshore kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Foreshore ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Foreshore anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Foreshore ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.