Foreshortens türkçesi Foreshortens nedir

  • Bir cismin kenarlarını gerçek ölçülerinden daha kısa gösterme.
  • Yanındakini küçük göstermek.
  • Yanında küçük göstermek.

Foreshortens ingilizcede ne demek, Foreshortens nerede nasıl kullanılır?

Foreshorten : Bir cismin kenarlarını gerçek ölçülerinden daha kısa gösterme. Yanında küçük göstermek. Yanındakini küçük göstermek.

Foreshortened : Bir cismin kenarlarını gerçek ölçülerinden daha kısa gösterme. Azaltılmış. Yanında küçük göstermek. Kısaltılmış. Derinlik görüntüsü olan. Perspektif içerisinde çizilmiş.

Foreshortening : Küçük gösterme. Derinlik hissi veren çizim metodu. Görünge nedeniyle bazı boyutları daha kısa görünen nesneleri alıcıyla bu yolda aktararak sağlanan sonuç, etki. Rakursi. Minimizasyon. Kısaltma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kısaltım.

Foreshore : Kıyı banketi ile düşük su seviyesi arasındaki bölge. Suların çekildiği kıyı.

Foreshores : Suların çekildiği kıyı. Kıyı banketi ile düşük su seviyesi arasındaki bölge.

İngilizce Foreshortens Türkçe anlamı, Foreshortens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foreshortens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contract : Kasmak. Kontrat yapmak. Ölçüsünü küçültmek. Kontrat. Sözleşme yapmak. Sözlü veya yazılı olarak yapılan icap ve kabul irade bildirimlerinin birbirlerine uygun bir biçimde birleştirilmesiyle hazırlanan ve taraflarca imzalanan belge. Daraltmak. Mukavele. Buruşturmak. Kasılmak.

 

Reduce : Sadeleştirmek. Yerine oturtmak (kırık vb.). Zorunda bırakmak. Zayıflatmak. Bölmek. Azaltmak. Kırmak (fiyat vb). Küçültme. Eritmek (metalurji terimi). Küçültmek.

Digest : Dayanmak. Özet. Besinleri sindirmek. Parçalanmak. Öğütmek. Kavramak. Hazmolmak. Katlanmak. Kafada şekillendirmek. Hazmetmek.

Abridge : Kesmek. Kısmak. Tenkis etmek. Özetlemek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Kısaltmak. Mahrum etmek. Azaltmak.

Condense : Sıvılaştırmak. Teksif etmek. Yoğunlaşmak. Sıvılaşmak (buhar veya gaz). Bir oyunun metninde bulunan gevşek dokulu yerleri uygulama sırasında derleyip toparlamak, daha güçlü ve etkin duruma getirmek. Yoğuşmak. Sıvılaştırmak (buharı veya gazı). Sıvılaşmak. Kısaltmak (yazıyı veya sözü). Sıvı hale dönüşmek (gaz).

Edit out : Kısaltmak. Yayına hazırlamak. Düzenlemek.

Cut : Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Sapmak. Pay. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Diş çıkarmak. Topsuz giriş. Kes. Kırpmak. Kamçılamak. Yontmak.

Concentrate : Dikkati bir noktada toplamak. Derişik madde. Konsantre olmak. Tek noktada toplamak. Toplanmak. Yoğunlaştırmak. Yoğunlaşmak. Bir yerde toplamak. Derişmek. Konsantre madde.

Bowdlerize : Uygunsuz kısımları çıkarmak. Sansürden geçirmek. Sansür uygulamak. Islah etmek. Bir eserin açık saçık görülen yerlerini çıkarmak. Arındırmak (zararlı içerik vb). Sansürlemek.

 

Foreshortens synonyms : bowdlerise, foreshorten, abbreviate, decrease, edit, shorten, castrate, lessen, foreshortened, expurgate, minify.

Foreshortens zıt anlamlı kelimeler, Foreshortens kelime anlamı

Increase : Eder artırımı. Büyümek. Artırmak. Zam yapmak. Yükselmek. Çoğalmak. Yükseltmek. Artmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması.

Expand : Şişmek. Genişlemek. Yaymak. Genleşmek. Yayılmak. Genişletmek. Tevsi etmek. Açmak. Gelişmek.

Lengthen : Uzamak. Uzatmak. Daha uzun yapmak. Sulandırmak. Uzanmak.