Forklike türkçesi Forklike nedir

Forklike ingilizcede ne demek, Forklike nerede nasıl kullanılır?

Forklift : İstif makinesi. Ağır yükleri kaldırıp nakletmek için kullanılan makina. Yük kaldırma arabası. Yük kaldırma veya istifleme aracı. Yük kaldırma aracı. Çatallı istif aracı. Çatallı kaldırıcı. Çatallı yükleyici.

Forklift truck : Forklift. Yük kaldırma aracı. Yük kaldırma arabası. Yük kaldırma veya istifleme aracı. Çatallı istif aracı.

Forklifts : Çatallı yükleyici. Yük kaldırma arabası. Çatallı istif aracı. Ağır yükleri kaldırıp nakletmek için kullanılan makina. Forklift. Yük kaldırma aracı. Yük kaldırma veya istifleme aracı. Çatallı kaldırıcı. İstif makinesi.

Forkless : Çatalsız.

Fork in a road : Yol ayrımı.

Fork up : Ödemek. Uçlanmak. Teslim etmek.

Fork out : Sökülmek. İstemeyerek ödemek. Sökülmek (para). Hesabı çekmek. Ödemek. Gönülsüzce teslim etmek. İstemeyerek vermek. Bayılmak (paraları). Parayı ödemek. Uçlanmak.

Belt fork : Kayış çatalı. Kayıp çatalı.

Fork lift truck : Yük kaldırma aracı. Forkliftli kamyon. İstifleme arabası. Çatallı yükleyici. Yük kaldırma arabası.

Fork tailed : Çatal kuyruklu.

İngilizce Forklike Türkçe anlamı, Forklike eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forklike ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Furcate : Çatallanmak. Bölünmek. Ayrık. Ayrılmak.

Spiny : Langust. Kılçıklı. Güçlüklerle dolu. Şaşırtıcı. Dikenli. İğneli.

Ramiform : Dal biçimli.

Granitic : Granit gibi. Granit. Taş gibi. Sert. Granite ait. Granitik. Sağlam. Granit ile ilgili. Granite benzeyen.

Furcated : Çatallanmak. Ayrılmak.

Branched : Dallanmış. Kollara ayrılmış.

Forked : Çatallaşmış. Çatal. Bölünmüş. Çatal biçiminde.

Furcatus : Furkatus.

Forklike synonyms : granitelike, ramose, pronged, bifurcating, spinier, curving, acanthoid, hard, stony, hooked, branchy, furcates, bifurcate, formulary, wattled, curved, spiniest, bifurcated, bifurcates.

Forklike zıt anlamlı kelimeler, Forklike kelime anlamı

Soft : Tatlı. Sert olmayan. Sulu. Pes. Sevgi dolu. Müşfik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kolay. Rahatsız etmeyen. Aptal.

Straight : Doğruca. Doğru. Dosdoğru. Düz hat. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Kent. Düz. Yarış çizgisi. Düzgün. Düzlük.