Langust nedir, Langust ne demek

Langust; bir hayvan bilimi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Kabuklulardan, makasları olmaması, duyargalarının daha uzun ve güçlü olmasıyla ıstakozdan ayrılan, eti için avlanan bir deniz hayvanı (Palinurus vulgaris)

Zooloji alanındaki anlamı:

(karşılık: böcek, Palinurus vulgaris), Kabuklular (Crustacea) sınıfının on-ayaklılar (Decapoda) takımından bir eklembacaklı cinsi. Uzunluğu 30-40 cm kadardır. İkinci duyargaları vücut, boyundan uzun olur. Karapaksının üstü diken ve tüylerle kaplıdır. Yenir.

Biyoloji'deki anlamı:

Kabuklular (Crustacea) sınıfının, on ayaklılar (Decapoda) takımından, 30-40 cm kadar uzunlukta, ikinci duyargaları vücut boyundan daha uzun, karapaksının üstü diken ve tüylerle kaplı, yenen bir eklem bacaklı cinsi. Böcek.

İngilizce'de Langust ne demek? Langust ingilizcesi nedir?:

spiny lobster

Fransızca'da Langust ne demek?:

langouste

Langust anlamı, tanımı:

Kabuklular : Kabukları yapılarındaki kireçli tuzlar dolayısıyla sertleşmiş olan, solunum aygıtları balıklara benzeyen, çok hücreli hayvanlardan eklem bacaklılar sınıfı.

Makas : Çalma, kırpma. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Birbirini kesen demir yolu kavşağı. Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Dirsek. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı.

 

Duyarga : Eklem bacaklılarda, başın ön bölümünde bulunan, eklemlerden oluşmuş hareketli duyu alma organı, lamise, anten. Önceden belirlenmiş ışığı veya nesneyi algılayıp gerekli hareketi başlatan aygıt, sensör.

Güçlü : Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Şiddeti çok olan. Gücü olan, kuvvetli, yavuz. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu.

Istakoz : Istakozlardan, suda yaşayan, birinci ayak çifti güçlü iki kıskaç durumunda gelişmiş bulunan, beyaz eti için avlanan iri bir böcek (Homarus vulgaris).

Deniz : Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Geniş alan.

Hayvan : Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Diğer dillerde Langust anlamı nedir?

İngilizce'de Langust ne demek? : n. spiny lobster

Rusça'da Langust : n. лангуст (M)