Formant türkçesi Formant nedir

  • Biçimlendirici.
  • Biçimleyici.

Formant ile ilgili cümleler

English: Ali is an informant for the FBI.
Turkish: Ali FBI için bir muhbir.

Formant ingilizcede ne demek, Formant nerede nasıl kullanılır?

Informant : Haber veya bilgi veren kimse. Haber kaynağı. (hasta hakkında) bilgi veren kişi. İspiyoncu. Muhbir. Bilgi veren. Denek. İhbarcı. Bir alan tarama sürecinde kendilerinden bilgi sağlanan sözlü kaynak. İletmen.

Informant fatigue : Bir soruşturu ya da görüşmede genellikle 15-25 dakikadan sonra ilgi ve yoğulumun dağılmasına yol açan bedensel ve özgücül durum. Yanıtsayıcı yorgunluğu.

Informants : İspiyoncu. Haber veya bilgi veren kimse. Denek. Haber kaynağı. İhbarcı. Muhbir. İtirafçı. (hasta hakkında) bilgi veren kişi. Haber veren. Bilgi veren kimse.

Milos forman : Jan tomás forman (1932 doğumlu) abd'de yaşayan çek sinema yönetmeni (amadeus, the people vs. larry flint ve diğerlerinin yönetmeni).

Forman : Milos forman (1932). Kuzey dakota eyaletinde şehir. Soyadı. Ustabaşı. Amerika birleşik devletleri'nde yaşayan çek sinema yönetmeni (amadeus , skandalın adı larry flint ve başka filmleri yönetmiş olan).

Conformance : Uygunluk kontrolü. Uygunluk. Uyum sağlama. Uyma.

Aeroplane performance : Uçak performansı. Uçağın performans kabiliyeti.

 

Communication performance : Komünikasyon performansı.

Afternoon performance : Gündüz gösterimi. Gündüz gösterisi. Gündüze rastlayan film oynatımı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Öğleden sonra, hava kararmadan düzenlenen gösteri.

Cd rom performance data : Cd-rom başarım verisi.

İngilizce Formant Türkçe anlamı, Formant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Formant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Former : Gövde uçak. Evvelsi. Sabık. Kalıpçı. İlk söylenen. Geçen. Eski. Öncel. İlk.

Nominal : Düşük. Önemsiz. Göstermelik. Sözde. Yazılı. Önemsiz (fark veya derece vb). İtibari. Çok düşük (fiyat veya rakam vb). Saymaca. İsim türünden veya isme ait olan.

Chief : İdare amiri. Patron. İlkel topluluklarda görülen, çok az kurumlaşmış olan ve gücü kimi kez aşırı bir başına -buyruk- yönetimin gücü biçimini alan önder tipi. Şef. Üst. Reis. Belli başlı. Ana. Amir. En önemli.

Full dress : Kuyruklu ceket. Resmi kıyafet. Frak. Tören elbisesi. Resmi giysi. Çok resmi toplantılarda giyilen elbise. Resmi elbise.

Perfunctory : Üstünkörü. Baştan savmacı. Acele yapılan. Formalite gereği yapılan. Yarım yamalak. Yapmış olmak için. Yalap şap. Göstermelik. Baştan savma. Sıkıcı.

Moulder : Şekillendirici. Dökmeci. Çürütmek. Kalıpçı. Dökülmek. Ufalanmak. Çürümek. Kalıplayıcı.

Stiff : Leş. Kuvvetli. Sahte banknot. Ölü. Resmi. Sert. Sahte para. Sıkı. Üstüne yatmak. Morto.

Formative : Gelişme. Sözcük kökünü geliştirebilir. Şekil veren. Takı. Şekillendiren. Oluşumsal. Teşkil eden. Geliştirici. Oluşmaya müsait.

 

Formality : Tören. Usul. Samimiyetsizlik. Biçimcilik. Resmilik. Teklif. Resmiyet. Adet. Biçinti. Formalite.

Dress : Giymek. Rendelemek. Hizalanmak. Giydirip kuşatmak. Kıyafet. Pansuman yapmak (yaraya). Giydirmek. Temizlemek (tavuk veya balık vb'ni). Şekil vermek. Elbise.

Formant synonyms : semi formal, form only, prescribed, honcho, moldered, moldering, conventional, straw boss, formalness, molder, mouldering, mouldered, assistant foreman, starchy, formers, titular, supervisor, semiformal, white tie, pro forma, buckram, editor, ceremonious, ganger, the former, molders, ceremonial, black tie, positive, moulders, gaffer, boss, baas.

Formant zıt anlamlı kelimeler, Formant kelime anlamı

Informal : Laubali. Enformel. Teklifsiz. Formaliteye uygun olmayan. Gayri resmi. Konuşma diline özgü. Kanunen geçersiz. Gündelik. Merasimsiz. Gayriresmi.

Unconventional : Geleneksel olmayan. Laubali. Geleneklere uymayan. Alışılmamış. Göreneklere uymayan. Teklifsiz. Kalender. Görenek dışı. Alışılmadık. Rahat.

Informality : Kayıtdışılık. Geçersizlik. Resmi olmama. Formaliteye uymama. Merasimsizlik. Teklifsizlik.

Formant antonyms : unofficial.