Formulations türkçesi Formulations nedir
- Açık ve kesin ifade.
- Formüle etme.
- Formülleştirme.
Formulations ingilizcede ne demek, Formulations nerede nasıl kullanılır?
Reformulations : Reformülasyon. Yeniden düzenleme. Farklı açıklama.
Formulation of hypothesis : Varsayım kurma. İlk gözlemlerden yola çıkarak yine gözlem ya da deneyle sınanmak üzere olaylar arasında bir nedensellik ilişkisi öngörme.
Identical formulation of question : Sınama-yeniden sınama yordamında ya da süremli bir araştırmada başvurulan koşut sorularda kullanılan anlamca özdeş ya da benzer deyiş birimi. Özdeş soru deyişi.
Backward formulation : Geri gösterim.
Drug formulation : İlaç formülasyonu. İlaçların farmasötik biçimlerinin hazırlanmasında, etkin maddenin taşıyıcı maddelerle hangi oranlarda karıştırılması gerektiğini içeren formül.
Formulates : Açık ve kesin ifade etmek. Kesin ve açık olarak belirtmek. Formülleştirmek. Formüle etmek. Hazırlamak (plan). Formül halinde ifade etmek. Açık ve kesin bir biçimde.
Formulator : Formül yapan kişi. Formülleştiren kimse. Formüller yaratan kimse.
Formulative study : Olaylar arasında eğilim durumundaki düzenliliklerden yola çıkarak bir varsayım kurmak üzere yapılan arayıcı inceleme, bk. durum saptayıcı araştırma, varsayım sınayıcı araştırma. İlişki kurucu araştırma.
Reformulation : Yeniden düzenleme. Farklı açıklama. Reformülasyon.
Formulated feed : Formüle edilmiş yem. İki veya daha fazla sayıdaki yem maddesinin, belirlenmiş olan özeliklerine göre formüle edilip karıştırılmasıyla elde edilen yem. Formüllü yem.
İngilizce Formulations Türkçe anlamı, Formulations eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Formulations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Compound : Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Bileşik. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Birleşik. Birkaç elementden yapılmış madde.
Chemical compound : Kimyasallar karışımı. Kimyasal bileşik. Kimyasal terkip. Kimyasal bileşim.
Formulation : Formül haline getirme. Hayvanların besin maddeleri gereksinimlerini en düşük fiyatla karşılamak için kullanılan, karma yem için gerekli ham maddelerin ve bunların katılma oranlarının hesaplanması. Formulasyon. Formülleme. Formülasyon.
Cleanser : Temizlik maddesi. Arındırıcı madde. Sabun. Temizleme maddesi. Temizleyici. Temizleyici madde. Temizlikçi. Açmalık.
Preparation : Hazırlık. Akort yapma. Hazır ilaç. Bir kimyasal özdeğin elde edilmesi için uygulanan süreç. Hazırlık yapma. Hazırlanan ilaç. Giriş müziği. Basur ilacı. Endüstriyel kuruluşlarca, standart bir biçim ve ambalaj içinde ve üretenin koyduğu adla pazarlanmış ilaç, preparat. Sahne çalışmasına geçmeden önce oyunun özüne ve biçimine ilişkin olan ön çalışma. yazarın önemli bir olayı inandırıcı yapabilmek için daha önceden bir olayı ortaya çıkaracak- nedenleri gösteren hazırlığı.
Approach : Görüşmek. Atma ya da atlamalardan önce en iyi aşamayı elde edebilmek amacıyla, yarışçının gelişme alanında hız kazanmak için yaptığı koşu. Toplumbilim yönteminde toplumsal yapının biçimlenişi ve öğeler arasındaki ilişkilere bakış biçimleriyle birbirinden ayrılan ana doğrultulardan her biri. Çok benzemek. Başvurmak. Yaklaşmak. Benzemek. Ele almak. Girişmek. Yanaşmak.
Framing : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filmi gösterici, bakımlık, kurgu aygıtı ya da film yayın aygıtında resmin pencereye tam olarak çakışmasını sağlayacak biçimde geçmek. Çerçeveleme. Çerçeve. Karkas. Sinemacı ya da televizyoncunun, elindeki malzemeyi görüntü çerçevesinin ikiboyutlu alanı içerisine en uygun, en elverişli biçimde yerleştirmesi işi. Çatı. İskelet. Ahşap çatkı. İskelet (binaya ait).
Polish : Perdah. Polonya. Kusursuzlaştırmak. Kibarlık. Parlaklık. Cila. İncelik. Cila vurmak. Parlak. Cilalamak.
Starch : Kola. Resmilik. Ciddiyet. Bitkilerde depo maddesi olarak meydana getirilen polisakkarit, (c6h10o5). Dinçlik. Bitkilerde depo maddesi olarak meydana getirilen polisakkarit. Resmiyet. Alfa-glikozidik zincir biçiminde oluşan, hidroliz olduğunda yalnızca glikoz veren, bitki hücrelerinde bulunan ve özellikle, yumrularda ve tohum endosperminin başlıca kısmını oluşturan, beyaz, kokusuz, tatsız, granül veya toz durumda depo polisakkarit. Nişasta. Sertlik.
Nebula : Bulutlu. Gaz ve tozdan oluşmuş evren bulutu. Yıldızlararası uzayda uçuk bulutu gibi donuk görünümlü bölgecikler. Bulanık. Coğrafya, fizik, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bulutsu uzak yıldız topluluğu. Nebula. Uzayda ekseni çevresinde yavaşça dönen, kızgın gaz ve göktozlarından oluşan bulut görünüşünde gök varlığı. Nebülöz. Nefelion.
Formulations synonyms : glycerinated gelatin, plan of attack, creating by mental acts, conceptualisation, formularization, smelling salts, attack, cleansing agent, conceptualization, cleaner.

Bu kısımda Formulations kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Formulations ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Formulations anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Formulations ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.