Fornicate türkçesi Fornicate nedir

  • Zina etmek.
  • Evlilik dışı cinsel ilişkide bulunmak.
  • Zina yapmak.

Fornicate ingilizcede ne demek, Fornicate nerede nasıl kullanılır?

Fornicated : Evlilik dışı cinsel ilişkide bulunmak. Zina etmek. Zina yapmak.

Fornicates : Evlilik dışı cinsel ilişkide bulunmak. Zina yapmak. Zina etmek.

Fornicating : Zina etmek. Zina yapmak. Evlilik dışı cinsel ilişkide bulunmak.

Fornication : Zina. Fornikasyon. Evlilik dışı ilişki. Gayrimeşru cinsel ilişki.

Fornications : Fornikasyon. Evlilik dışı ilişki. Gayrimeşru cinsel ilişki. Zina.

Fornix : Taçyapraklardaki hafif uzama. Kubbe kemeri, çıkmaz, kavis. Yay veya kemer benzeri formasyon (anatomi terimi). Umumhane. Tavan. Genelev. Fuhuş evi. Taçyapraklardaki uzama. Forniks.

Fornicators : Zina eden. Zampara. Zina eden kimse.

Fornicatrix : Önüne gelenle beraber olan kadın. Zina yapan kadın. Kocası olmayan bir erkekle evlilik dışı ilişki yaşayan kadın.

Fornix conjunctivae superior : Konjunktivanın, üst göz kapağından göz küresi üzerine atlarken yapmış olduğu kubbe. Forniks konjunktiva superiyor.

Fornicatus : Fornikatus. Kubbeli, tavanlı.

İngilizce Fornicate Türkçe anlamı, Fornicate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fornicate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Eff : Cinsel anlamda ilişkisi olmak. Genişletilmiş fon kolaylığı. Cinsel ilişkiye girmek. Seks yapmak. Aşk yaşamak. Birisini yatağa atmak. Cinsel ilişki yaşamak. Sevişmek. Yapısal sorunlardan kaynaklanan ödemeler bilançosu açıklarının giderilmesine katkıda bulunmak amacıyla 1974 yılında ımf bünyesinde üye ülkelere, o yıl ve izleyen yıllardaki belirlenmiş ölçütlere göre başarımlarının izlenilmesi koşuluyla orta vadeli (genellikle üç yıl) kredi sağlamak için oluşturulmuş fon. Götürmek.

Fuck : Kab. Sikmek. Sikişen kimse. Hay anasını!. Kahretsin!. Sikici. Sikişmek. Sikiş.

Get it on : Mala vurmak. Mercimeği fırına vermek. (karşı cinsi) götürmek. Seks yapmak. Götürmek. Birisini yatağa atmak. Aşk ilişkisi kurmak için çok çaba sarf etmek (birisiyle). Cinsel ilişki yaşamak. Cinsel ilişkiye girmek (kaba argo). Sevişmek.

Womanising : Çapkınlık. Efemineleşmek. Kadınlaştırıcı. Zamparalık. Efemineleştirmek (womanize olarak da yazılır). [#kadınlaştırma Kadınlaştırmak]. Kadınlaşmak. (britanya ingilizcesi) kadın peşinde koşmak. Kadınlaştırma.

Be intimate : Sevişmek. Götürmek. Seks yapmak. Mala vurmak. Canciğer olmak. Cinsel ilişkiye girmek.

Screw : Vida. Aldatmak. Çevirmek. Burulmak. Geçirmek. Sikişmek. Dönmek. Burmak. Üzeri burma biçiminde yivli ufak çivi. Çevirerek sıkıştırmak.

Wench : Zamparalık etmek. Fahişelerle düşüp kalkmak. Genç kız. Orospu. Hizmetçi kız. Kız. Genç kadın. Fahişe.

Jazz : Caz çalmak. Hızlandırmak. Boş laf. Ahenksiz. Cinsel ilişkiye girmek. Gürültülü. Caz yapmak. Ruh. Canlandırmak. Kafa şişiren.

Swing : Dönmek (kapı veya köprü vb bir eksen üzerinde). Yalpalamak. Salıncakta sallanmak. Yumruk savurmak. Etkileyerek kandırmak. Salınmak. Asılmak. Sallanış. Sallanma. Fırlatmak.

 

Fornicate synonyms : lie with, have it away, roll in the hay, bed hop, have a go at it, bedhop, fornicating, have intercourse, hump, sleep together, womanise, sleep around, fornicates, make love, whore, commit adultery, bang, have sex, do it, bed, bonk, love, sleep with, fornicated, know, have it off, get laid, make out.

Fornicate ingilizce tanımı, definition of Fornicate

Fornicate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To commit fornication. To have unlawful sexual intercourse. Vaulted like an oven or furnace. Arched.