Fortuitousness türkçesi Fortuitousness nedir

  • Kazara.
  • Tesadüfilik.
  • Tesadüf.
  • Şans eseri olma vasfı.
  • Kazara olma özelliği.
  • Bir rastlantı sonucu vaki olan.

Fortuitousness ingilizcede ne demek, Fortuitousness nerede nasıl kullanılır?

Fortuitous : Geçici. Arızi. Kasıtsız. Şans eseri olan. Rastlantı sonucu. Beklenmedik. Rastlantısal. Tesadüfi. Şanslı. Rastlantı sonucu olan.

Fortuitously : Rastlantı. Tesadüfen. Şans eseri. Rastlantı eseri.

İngilizce Fortuitousness Türkçe anlamı, Fortuitousness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fortuitousness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accidentally : İstemeyerek. Tesadüfen. Rastlantıyla. Rastlantı sonucu. İstemiyerek. Şans eseri. Hasbelkader. Rasgele. Ezkaza.

Peradventure : Ola ki. Şüphe. Muhtemelen. Olur ya. Belki. İhtimal. Şayet. Tahmin. Belirsizlik.

Chances : İhtimal. Risk. Fırsat. Kısmet. Şans. Olasılık. İmkan. Talih. Baht.

Uncertainness : İndefiniteness. Şüphe. Belirsizlik. Riskli olma durumu. Kararsızlık. Emniyetsiz olma durumu.

Casus : Hadise. Kaza. Birleşik (gramer). Rastlantı. Latince casus belli ifadesinin bir parçası (savaş sebebi sayma, savaşa doğru gidiş). Olay.

Perchance : Muhtemelen. Şayet. Belki. Olur ya. Bir ihtimal. Şans eseri.

Accidentalness : Rastlantısallık. Kazaralık. Tesadüfen. Şans. Bükümlülük. Kaza eseri olma. Planlanmış veya kasıtlı olmama niteliği.

 

Flukey : Şansa bağlı. Dönek. Kararsız. Şans.

Precariousness : Tehlikeli hal. Tehlikeli durum. Risklilik. Rizikolu olma.

Fortuitousness synonyms : chance meeting, inadvertently, contingencies, fortuitous, contingency, serendipitously, conjunction, uncertainty, flukier, by chance, accident, casualness, coincidence, accidents, conjunctions, accidently, coincidences, by accident, unintendedly, if ever, unintentionally, adventitiousness.

Fortuitousness zıt anlamlı kelimeler, Fortuitousness kelime anlamı

Certainty : Olasılık kuramında bir olayın gerçekleşme olasılığının tam, yani 1'e eşit olması ya da gerçekleşmesinin kesinliği, bk. gerçekleşmeme olasılığı. Belirli olma. Açıklık. Emniyet. Kesinlik. Katiyet. Muhakkak. Belirlilik. Kesin olan şey. Gerekirlik.