Foster family türkçesi Foster family nedir

  • Koruyucu aile.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Bırakılmış ya da öksüz kalmış bir çocuğun bakımını yasaya uygun bir biçimde üzerine alan aile.
  • Bakıcı aile.
  • Evlat edinilmiş aile.
  • Evlat edinen aile.

Foster family ingilizcede ne demek, Foster family nerede nasıl kullanılır?

Foster : Gayretlendirmek. Geliştirmek. Evlatlık. Üvey. Bakmak. Teşvik etmek. İnfak ve iaşesini temin etmek. Beslemek. Canlandırmak. Gelişmesine yardım etmek.

Family : Hamile. Sülale. Familya. Canlı organizmaların sistematik sınıflandırılmasında benzer cinslerin bir araya gelmesiyle oluşan kategori, familya. Fasile. Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği birlik anlamında kulandan bir terim. canidae: köpekgiller familyası gibi. Evlilik ve kan bağına, başka deyişle karı-koca, ana-baba-çocuklar, kardeşler vb. arasındaki ilişkilere dayalı olan bir toplum çekirdeği. Akraba. İlgili cinslerden oluşan biyolojik grup. Akrabalar.

Foster brother : Sütkardeş.

Foster brother or sister : Süt kardeş.

Foster child : Büyütme. Sütçocuk. Bakılan çocuk. Süt çocuk. Üvey evlat. Evlatlık. Süt evlat. Manevi evlat. Sütevlat.

Foster cow : Bakıcı inek. Bir ineğin kendisine ait olmayan bir buzağının annesi olması.

İngilizce Foster family Türkçe anlamı, Foster family eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Foster family ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abulia : İrade yitimi. Abulya. Kayıtsızlık. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İstem yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İrade kaybı. Abuli. İstenç yitimi.

Academic year : Ders yılı. Akademik yıl. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Öğretim yılı. Eğitim öğretim yılı.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

Adopter : Kendisininmiş gibi kabul eden kimse. Ayrı büyüklük ve yapıdaki iki parçayı birbirine tutturmaya yarayan ara parça. Uyarlaç. Bağrına basan veya benimseyen kimse (kişi, fikir, amaç, vs.). Evlat edinen. Benimseyen.

Achromatopsia : Renk körlüğü. Akromatopsi. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu.

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi. Başarı testleri.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

 

Adoptive parents : Evlat edinen. Evlat edinen anne baba.

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

A priori knowledge : Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi.

Foster family synonyms : academic preparation, academic intelligence, achievement age, academy, accustoming, academy of economic and commercial sciences, abstract reasoning, abnormal child.