Foster türkçesi Foster nedir

Foster ile ilgili cümleler

English: Ali grew up in a foster home.
Turkish: Ali bir yetiştirme yurdunda büyüdü.

English: The 26th of September is the European Day of the Languages. The Council of Europe want to sharpen the attention for the multilingual heritage of Europe, to foster the evolution of multilingualism in society and to encourage the citizens to learn languages​​. Tatoeba as an easy-to-use learning media and as a vivid community promotes the study and appreciation of languages in a quite practical way.
Turkish: Eylül ayının 26'sı Avrupa Diller Günü'dür. Avrupa Konseyi, Avrupa'nın çokdilli mirasına dikkat çekip, çokdilliliğin toplum içinde gelişimini teşvik ederek vatandaşları farklı dilleri öğrenmesi için yüreklendirmek istiyor. Tatoeba, kullanımı kolay bir öğrenme aracı olarak etkin bir katılımla bu dilleri öğrenme ve bundan zevk alma olanağı sağlıyor.

English: Jimmy is my foster child.
Turkish: Jimmy benim üvey çocuğum.

English: Those rules foster discontent among students.
Turkish: Bu kurallar öğrenciler arasında hoşnutsuzluğa teşvik eder.

 

English: Florence Foster Jenkins was one of the greatest sopranos of the world.
Turkish: Florence Foster Jenkins dünyanın en büyük sopranolarından biriydi.

Foster ingilizcede ne demek, Foster nerede nasıl kullanılır?

Foster brother : Sütkardeş.

Foster brother or sister : Süt kardeş.

Foster child : Süt çocuk. Sütçocuk. Üvey evlat. Sütevlat. Süt evlat. Büyütme. Bakılan çocuk. Evlatlık. Manevi evlat.

Foster cow : Bakıcı inek. Bir ineğin kendisine ait olmayan bir buzağının annesi olması.

Foster family : Evlat edinen aile. Evlat edinilmiş aile. Koruyucu aile. Bakıcı aile. Bırakılmış ya da öksüz kalmış bir çocuğun bakımını yasaya uygun bir biçimde üzerine alan aile.

Foster greer thorbecke index : Alt grup yoksulluk düzeylerinin ağırlıklı ortalaması olarak hesaplanan toplam yoksulluk olup foster, greer ve thorbecke tarafından geliştirilen dizin. bu dizin yoksulluk sınırından uzağa düşen en yoksullara daha fazla ağırlık verdiği için yoksulluğun yoğunluğunu dikkate almaktadır. krş. sen dizini, yoksulluk açığı dizini, kafa sayısı dizini. Foster-greer-thorbecke dizini.

Fosterage : Evlatlık büyütme. Başka birisinin çocuğunu kendisininmiş gibi yetiştirme. Teşvik. Evlat edinme.

Fostered : Üvey. Evlatlık. Teşvik etmek. Büyütmek. Gayretlendirmek. İnfak ve iaşesini temin etmek. Beslemek. Geliştirmek. Bakmak.

Foster nurse : Süt dadı. Sütnine.

Foster parents : Çocuğa kendi çocukları gibi bakan aile. Süt aile. Koruyucu anne baba. Evlatlığa bakan ana baba.

İngilizce Foster Türkçe anlamı, Foster eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Adopted child : Manevi çocuk. Manevi evlat. Evlat edinilmiş çocuk.

Augment : Artmak. Uzatmak. Çoğalmak. Değerlendirmek. Sayısını arttırmak. Arttırmak. Artırmak. Çoğaltmak. Değerlenmek.

Adopted children : Manevi evlat. Evlat edinilmiş çocuk.

Boost : Alttan yukarıya ittirmek. İtelemek. Yükseltmek. Yardım. Artırmak (fiyat). Destek. Cesaretlendirme. İtmek. Voltajını yükseltmek.

Cultivate : Kendini adamak. Dostluğunu kazanmak. Gayret etmek. Kazanmaya çalışmak. Ekmek. İşlemek. İlerletmek. Ekip biçmek.

Brighten : Aydınlanmak. Yüzünde mutlu bir ifade belirmek. Aydınlatmak. Neşelendirmek. Aklamak. Aydınlık olmak. Parlatmak. Parlamak. Mutlu olmak.

Bring to life : İhya etmek. Hayat vermek. Diriltmek.

Encourage : Takviye etmek. Yüreklendirmek. Cesaret vermek. Cesaretlendirmek. Özendirmek. Korumak. Desteklemek.

Promote : Önayak olmak. Organize etmek. Katkıda bulunmak. Terfi ettirmek. Desteklemek (pol.). Düzenlemek. Yüceltmek. Tanıtımını yapmak. Sınıf geçirmek. Gelişmesine yardımcı olmak.

Patronise : Patronluk taslamak. Hor görmek. Müşterisi olmak. Faydası dokunmak. Büyüklük taslamak. Himaye etmek. Yardım etmek. Himayesine almak. Desteklemek. Tenezzül etmek.

Foster synonyms : serve well, cheer, embolden, depasture, brisk up, attend on, cherishing, cast a glance, emboldened, embosoms, ameliorating, civilise, blow up, beheld, fosterlings, aggrandised, eggler, breed, brace, booms, amplifies, nourish, build up, adoptive child, cathect, attended, handmaids, cultivating, fostered, beholds, beholding, cheered, emboldening.

Foster zıt anlamlı kelimeler, Foster kelime anlamı

Discourage : Gözünü korkutmak. Engellemek. Hayal kırıklığına uğratmak. Caydırmak. Cesaret kırmak. Mücadele gücünü kırmak. Hevesini kırmak. Vazgeçirmek. Kandırmak. Yıldırmak.

Biological : Biyoloji ile ilgili. Yaşambilimsel. Dirimbilimsel. Yaşamsal. Biyolojik. Biyolojikal.

Foster ingilizce tanımı, definition of Foster

Foster kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Relating to nourishment. Affording, receiving, or sharing nourishment or nurture. To bring up. To support. A forester. To be nourished or trained up together. To feed. To nourish. Applied to father, mother, child, brother, etc., to indicate that the person so called stands in the relation of parent, child, brother, etc., as regards sustenance and nurture, but not by tie of blood.