Foundations türkçesi Foundations nedir

  • Temeller.

Foundations ile ilgili cümleler

English: Food, clothing and shelter are the foundations of survival.
Turkish: Gıda, giyim ve barınak hayatta kalmanın temelleridir.

English: Weak foundations caused the house to subside.
Turkish: Zayıf temeller evin çökmesine yol açtı.

English: Burak received funds from local foundations to improve his old library.
Turkish: Burak eski kütüphanesini iyileştirmek için yerel vakıflardan fon aldı.

English: So ultimately, with Tatoeba we are only building the foundations… to make the Web a better place for language learning.
Turkish: Yani sonuçta, Web'i dil öğrenmede daha iyi bir yer yapmak için biz Tatoeba ile sadece temelleri inşa ediyoruz.

Foundations ingilizcede ne demek, Foundations nerede nasıl kullanılır?

Laid the foundations for : - için zemin hazırladı. Temellerini attı. Altyapısını hazırladı.

Law of foundations of the law : Hukuk mahkemelerinin genel ilkeleri ve geçmiş örneklerinin kullanımı ile ilgili olan kanun.

Undermining the foundations of : Kökünü kazıma. Temellerinin altını kazma. Temelini imha etme. -ın temellerini sabote etme. Kaynağı kurumu tüketme.

Lay the foundations : Temel atmak. Temelini başlatmak. Temellerini atmak. Temelini atmak.

Minorities foundations : Azınlık vakıfları.

 

Foundation plate : Temel plakası. Temel plağı. Temel levhası.

Foundation engineering : Temel tekniği. Temel mühendisliği.

Foundation coefficient : Belli bir kayaç içindeki tam kristalin, yerinden oynamamış sağlam bir kayaca oranla, eşit koşullar altında bir deprem yeğinliğinin kaç kat arttığını gösteren katsayısı. Yeraltı katsayısı. Temel katsayısı.

Foundation anniversary : Kuruluş yıldönümü.

Foundation cream : Makyaj altı kremi. Fondöten.

İngilizce Foundations Türkçe anlamı, Foundations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foundations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Relation : Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Geçim. Oran. Rabıta. Akrabalık. Akraba. İlişki. Söyleme. İlişik. Olaylar ve nesneler arasında var olan karşılıklı bağlılık.

Basis : Köken. Esas. İlke. Prensip. Dayanak. Kaide. Bir malın ya da taşınır değerin cari fiyatıyla gelecek (future) fiyatı arasındaki fark. Kelime kök ve gövdelerinin çekim eki almamış yalın durumu: taş, işçi, bilgili, terbiye, ciltle-, ayakkabı, aktualite, planlama vb. Kök. Temel.

Footing : Karşılıklı ilişki. İlişki. Ayak basacak yer. Pabuç. Yer. Dayanak. Durum. Temel. Temel ayağı.

Ground : Yere sermek. Toprak. Çakmak. Yer. Kurmak. (gemi) karaya oturmak. Dayandırmak. Hareket izni vermemek. Kırsal toprak. Karaya oturtmak.

Financial institution : Finans kurumu. Finans enstitüsü. Kişilerden, kurumlardan veya hükümetlerden fon toplayarak bu fonları gereksinimi olanlara kredi olarak veren banka ve benzeri kuruluş. Finansman kuruluşu. Finans kuruluşu. Finansal kuruluş. Mali kuruluş. Finans enstütüsü. Finansal kurum.

 

Essentials : Ana hatlar. Ana hatları. Esaslar. Temel öğeler. İhtiyaçlar. Yaşam ve sağlık için gerekli şeyler. Zorunluluklar.

Grass roots : Köylü. Taban parti. Kök. Temel. Halk. Kaynak.

Basics : Temel prensip. Bir şeyin en önemlisi. Temel bilgiler yardım. Bir şeyin en basit ama en önemli kısımları. Bir şeyin en basiti. Temel öğeler.

Charity : Hayır kurumu. Merhamet. Yardımseverlik. Acıma. Bağış. Yardım derneği. Hayır. Hayırseverlik. Hayır işi. Hayır kuruluşu.

Foundations synonyms : financial organisation, financial organization.

Foundations zıt anlamlı kelimeler, Foundations kelime anlamı

Finish : Cilalamak. Sonuçlandırmak. Son vermek. Atletizm, gitar alanlarında kullanılır. Tamamlamak. Mahvetmek. Noktalamak. Gitar boya veya cilasının dışarıdan görünen katı. Tüketmek. Mükemmelleştirmek.

Overgarment : Giyimin üst katı. Üst giyim. Üst giysi.