Financial institution türkçesi Financial institution nedir

  • Finans kurumu.
  • Finansal kurum.
  • Mali kuruluş.
  • Finans enstitüsü.
  • Finansman kuruluşu.
  • Kişilerden, kurumlardan veya hükümetlerden fon toplayarak bu fonları gereksinimi olanlara kredi olarak veren banka ve benzeri kuruluş.
  • Parasal konularla ilgilenen kuruluş.
  • Finansal kuruluş.
  • Finans enstütüsü.
  • Finans kuruluşu.
  • İktisat alanında kullanılır.

Financial institution ingilizcede ne demek, Financial institution nerede nasıl kullanılır?

Financial : Akçalı. Finansal. Mali. Para ve sayca konularına ilişkin özellikler. Transfer mali transfer. Parasal. İktisadi.

Institution : Yerleşmiş yasa. Tımarhane. Kurma. Belirli düşüncelerin, davranış kalıplarının, bireyler arasındaki ilişkilerin ve karşılıklı görevlerin oluşturduğu, kökü birtakım törelere dayalı toplumsal örgenleşme (örneğin: din, aile vb.). Kurum. Kuruluş. Yerleşmiş gelenek. Tesis. Tesis etme. Yerleşmiş uygulama.

Financial institutions : Finansal kurumlar. Finansal kuruluşlar. Finans enstitüsü. Parasal konularla ilgilenen kuruluş. Finans kuruluşları. Parasal kurumlar. Mali kuruluşlar.

Private financial institutions : Özel finans kurumları. Tasarruf sahipleri tasarruflarının üretim sürecine sokulmasını sağlayan, kar ve zarar ortaklığına dayalı olarak islam bankacılığı kurallarına göre etkinlikte bulunan kurumlar.

 

Special financial institutions : Tasarruf sahipleri tasarruflarının üretim sürecine sokulmasını sağlayan, kar ve zarar ortaklığına dayalı olarak islam bankacılığı kurallarına göre etkinlikte bulunan kurumlar. Özel finans kurumları.

Financial account : Bir ülkedeki yerleşik kişilerin diğer ülkelerdeki yerleşik kişiler ile yapmış oldukları kısa ve uzun dönemli sermaye hareketlerinin yer aldığı ödemeler bilançosu temel hesaplarından biri. Sermaye hesabı.

İngilizce Financial institution Türkçe anlamı, Financial institution eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Financial institution ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Financial institution synonyms : a shift in supply, a group shares, a change in individual demand, financial institutions, abnormal budget receipts, a pass through certificate, finance house, a type mutual funds.