Footing türkçesi Footing nedir

  • Mevki.
  • Ayak basacak sağlam yer.
  • Karşılıklı ilişki.
  • Ayak basacak yer.
  • Durum.
  • Yer.
  • Altlık.
  • Pabuç.
  • İlişki.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Esas.
  • Temel.
  • Tutunma noktası.
  • Dayanak.
  • Temel ayağı.

Footing ile ilgili cümleler

English: The young princess lost her footing and fell into the water.
Turkish: Genç prensesin ayağı kaydı ve suya düştü.

Footing ingilizcede ne demek, Footing nerede nasıl kullanılır?

Footing stone : Temel taşı. Taban taşı.

Concrete footing : Beton ayak.

Continuous footing : Sürekli dayanak. Sürekli temel. Mütemadi temel. Şerit temel.

On a war footing : Yolcu durumunda.

On friendly footing : Arkadaşlık ilişkisi içinde. Arkadaşça. İyi ilişkiler içinde.

Foot bath : Ayak banyosu.

War footing : Savaş hali. Savaşa hazırlanma hazır olma veya savaşı devam ettirme durumu. Askeri bir güç veya başkaca bir kurumun savaş halinde faaliyet sürdürme durumu. Savaşa hazır olma hali.

Running footing : Yinelenen altbilgi. Yinelenen altlık.

Hotfooting : Acele. Acele etmek. Hızlı hareket etmek. Acele ile. Kibrit şakası. Acele ile gitmek. Hakaret.

Foot blister : Kurdeşen. Yiyecek kabarıklığı.

İngilizce Footing Türkçe anlamı, Footing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Footing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Connexion : Akraba. Bağlantı. Dost. Bağ. Alaka. İlgi. Yakınlık. İlinti. Arkadaş.

Backdrop : Uygun ortam. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fon. Dip perdesi. Perde arkası. Zemin. Arka perde. Dip bezemini örten perde. Sahnede arka perde.

Portfolio : Vazife. Resim çantası. Borsa portföy. Resimler (ressamın yapıp bir araya getirdiği). Bakanlık. Portföy. Evrak çantası. Makam.

Book rack : Sergen. Kitapların sergilenmesinde kullanılan tek raflı ya da birkaç raflı dolap. Kitap rafı.

Toe hold : Rakibin ayağını bükme. İlk adım. Güreşte rakibin ayağını bükme. Başlangıç.

Connection : Alışveriş. Yakınlık. Muhit. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Aktarmalı taşıt. Uyuşturucu satıcısı. Bağlantı. İlişiklik kuralı. Dostluk.

Locations : Yerleştirme. Konum. Yerleşim birimleri. Yer belirleme. Stüdyo dışı.

Abecedarians : Alfabetik olarak düzenlenmiş. Okumayı yeni öğrenen kimse. Çok basit. Alfabenin harfleri ile ilgili.

Beginnings : Bağ. Baş.

Niches : Uygun bir yere yerleştirmek. Uygun yere koymak. Hücreye yerleştirmek. Hücre. Duvarda oyuk (heykel vb için). Uygun yer. Duvardaki hücre. Oyuğa koymak. Heykel veya benzeri için oyuk.

Footing synonyms : status, backstop, terms, bearing, places, absolute loader, anvils, circumstance, affair, relations, copulations, bedplate, niching, doilies, base fitting, attitude, access mechanism, condition, context, abecedarian, authentic, baselined, affinities, coaster, conditions, foothold, commerces, abecederian, base, niche, basement, anchorage, catchalls.

Footing ingilizce tanımı, definition of Footing

Footing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Firm foundation to stand on. Ground for the foot. Place for the foot to rest on.