Locations türkçesi Locations nedir

Locations ile ilgili cümleler

English: Do not choose locations close to the air space to play game.
Turkish: Oyun oynamak için hava boşluğuna yakın yerleri tercih etmeyin.

Locations ingilizcede ne demek, Locations nerede nasıl kullanılır?

File locations : Konum. Dosya konumları.

Geographic locations : Coğrafi bölgeler.

My locations : Yerlerim.

Allocations : Ödenek. Pay ayırma. Bölüştürme. Tahsis. Paylaştırma. Ayırmalar. Dağıtma. Pay.

Collocations : Eşdizimlilik. Yan yana olma. Tanzim. Yan yana tanzim. Düzenleme. Birliktelik. Sıralama. Aynı yerde tertip. Birlikte kullanım.

Location of : Konumu. Parçaların yerleri. Konum.

Location of compare : Karşılaştırma konumu.

Location tax : Sataklarda mal satanlardan, mallarının kapladığı yer kirası olarak alınan vergi. Satak vergisi.

Relocations : Başka yerde iskan. Tehcir. Ripaj. Yeniden yerleştirme. Yerdeğiştirme. Rölekasyon. Yerini değiştirme.

Dislocations : Çıkık. Bozma. Kayma. Çıkıklar. Yerinden oynatma. Kaydırma. Şaşırtma.

İngilizce Locations Türkçe anlamı, Locations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Locations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Lay : Şarkı sözü. Yaymak. Saldırmak. Yatma. Şarkı. Hal. Yüklemek (suç). Sermek. Koymak.

Northwest : Kuzeybatı. Kuyezbatıya doğru. Kuzey batı. North carolina eyaletinde yerleşim yeri.

Catchalls : Öteberi torbası. Sepet. Çanta. Geniş kapsamlı şey. Öteberi çantası. Kap. Hurç.

Finding : Bulunmuş şey. Keşfedilmiş şey. Kalıntı. Bulgu. Bulunmuş. Bulma. Karar. Buluş. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç. Keşif.

Glebe : Toprak. Vakıf arazisi. Arazi.

Embeddings : Gizleme. Windows'ta bir objenin bir belge içine entegre edilmesi (bilgisayar). Gömme. Saklama.

Locus : Yer. genlerin dna üzerindeki fiziksel yerleşim yeri. Gezenek. Kromozomların üzerlerinde genlerin bulunduğu özel yerler. Belli bir gen ya da bu genin alellerinden birinin kromozom üzerinde bulunduğu düşünülen yer. Mahal. Geometrik yer. Geometik yer. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Blocking : Elinde top olmayan bir oyuncunun ilerlemesine engel olma. Engelleme. Tıkama. Oyuncuların sahne üzerinde nerede duracaklarını ve ne yöne gideceklerini, nasıl hareket edeceklerini saptama işlemi. Karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma. Bir değerin yetkilinin izni olmadan sahibi tarafından kullanılmasının engellenmesi. krş. bırakım. Kapatma. Bloke etme. Tıkanma.

Niching : Duvardaki hücre. Uygun yer. Uygun yere koymak. Oyuğa koymak. Uygun bir yere yerleştirmek. Hücre. Heykel veya benzeri için oyuk. Duvarda oyuk (heykel vb için). Hücreye yerleştirmek.

Locality : Şehir. Mahal. Muhit. Mekan. Mevzi. Semt. Civar. Bölge.

Locations synonyms : physical object, localisation, exposals, jungle, footing, somewhere, notch, geo, location, places, entrenching, object, line, southwest, localities, ensconcing, there, west, mountain pass, infinite, north, bin, location of, ground, determination, niches, southeast, accommodating, condition, catchall, docking, home, emplacement.

 

Locations zıt anlamlı kelimeler, Locations kelime anlamı

There : Orada. Ora. ...var. Birinin ismi yerine kullanılır. Oraya. O konuda. Şura. Oralarda. Orayı. Şurada.

Here : Burası. Burda. Bu çekitte. Burada. Bunda. Hey. Burayı. İşte. Buraya.

Inactivity : Tembellik. Hareketsizlik. Tesirsizlik. Etkisizlik. Üşengeçlik. Avarelik. Durgunluk.