Foundry türkçesi Foundry nedir

Foundry ile ilgili cümleler

English: He works in a foundry.
Turkish: O bir dökümhanede çalışıyor.

Foundry ingilizcede ne demek, Foundry nerede nasıl kullanılır?

Foundry ladle : Dökümhane kepçesi.

Bell foundry : Çan dökümhanesi. Göbek.

Iron foundry : Dövme demir işleri. Demirhane. Demir dökümhanesi. Dökümhane.

Type foundry : Hurufat dökümhanesi. Harf dökümhanesi.

Whitechapel foundry : 1752'de orijinal özgürlük çanı'nı döken ingiliz dökümhanesi. Whitechapel (beyaz şapel) dökümhanesi.

Found a solution : Bir çözüm buldu. Bir çözüm bulmuş. Bir şeyi çözmek veya düzeltmek için bir yol bulmuş.

Foundress : Kadın kurucu. Kurucu.

Found out : Anladı. Buldu. Öğrendi.

Found his way : Gitmesi gerektiği yolu buldu. Yolunu buldu.

Foundries : Dökümcülük. Dökümevi. Dökümhane. Döküm. Dökmecilik.

İngilizce Foundry Türkçe anlamı, Foundry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foundry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Casts : Fırlatma. Zoka. Ton. Boşaltım (hayvanlarda). Az bir miktar. Oyuncular. Zarda gelen sayı. Eğrilik. Tubuluslara gelen proteinlerin burada suyun geri emilmesi, asitliğin artması, yüzey geriliminin azalması gibi çeşitli fiziksel ve kimyasal faktörlerle pıhtılaşarak sertleşmesi sonucu oluşan, idrara geçen ve tanıda kullanılan organik yapılar.

 

Mill : Öğütmek. Öğütücü. Dolanmak. Çentiklemek. Çırpmak. Değirmen. Tırtıklamak. Değirmenden geçirmek. Değirmende öğütmek. Haddelemek.

Founding : Başlatma. Düzme. Kurucu. Kuruluş. Tesis etme. Tesis. Kurma.

Castings : Astar sıva. Rol dağıtımı. Kalıba dökme. Dökme. Ağ atma. Olta atma.

Piling : Kazık. İstif. Yığın yapma. Kümelenen. Kümeleme. Temel direği. Kazık çakma. Temel kazıkları.

Armoury : Hanedan armacılığı. Silahhane. Silah deposu. Tüfekhane. Cephane. Tophane. Cephanelik. Silah fabrikası.

Pouring : Dökme. Akıtma. Boşaltma. Şakır şakır. Sel gibi. Boşaltma (sıvı vb dökmek).

Refinery : Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Yeryağı ya da bitkisel yağların arıtıldıkları, karmaşık aygıtlar topluluğu; kuruluş. Rafineri. Kalhane. Arıtımyeri. Kal ocağı. Aritımevi. Arıtma yeri. Arıtımevi.

Manufactory : Fabrika.

Foundry synonyms : metalworks, smelteries, moldings, inventory, factory, foundries, casting, mouldings, molding, bell foundry, manufacturing plant, smelting works, inventoried, armory, enumeration, inventorying, iron foundry, smeltery, arsenal, moulding, enumerations.

Foundry ingilizce tanımı, definition of Foundry

Foundry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act, process, or art of casting metals.