Four türkçesi Four nedir

Four ile ilgili cümleler

English: A square has four sides.
Turkish: Bir karenin dört kenarı vardır.

English: A cat has a tail and four legs.
Turkish: Bir kedinin bir kuyruğu ve dört bacağı var.

English: A square has four corners.
Turkish: Bir karenin dört köşesi vardır.

English: A dog has four legs.
Turkish: Bir itin dört bacağı vardır.

English: "What is four plus five?" "Four plus five is nine."
Turkish: "Dört artı beş kaçtır?" "Dört artı beş dokuzdur."

Four ingilizcede ne demek, Four nerede nasıl kullanılır?

Four bladed : Dört kanatlı.

Four center integral : Özekleri dört ayrı çekin üzerinde olan öğecik yörüngeçlerinin çarpımıyla alınan tümlev. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Dört özekli tümlev.

Four colour printing : Dört renkli baskı.

Four colours system : Çağdaş tiyatro ışıklamasında dört rengi aynı anda verebilen aygıt. Dört renk aygıtı.

Four conductor pickup : Dört adet bağlantı kablosu içeren ve bu yolla sargı ayracı özelliğinin kullanabilmesine olanak tanıyan elektro gitar manyetiği türü. Dört kablolu manyetik.

Four dimensional : Dört boyutlu.

Four eyes : Gözlük takan bir kimse için söylenen alaycı takma ad. Dört göz.

 

Four cornered : Dört köşeli.

Four eyes see more than two : Bir elin nesi var; iki elin sesi var.

Four cylinder engine : Dört silindirli motor.

İngilizce Four Türkçe anlamı, Four eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Four ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fourth : Dördüncü. Dörtte bir. Dörtlü dörtlü aralığı.

Closefitting : Vücuda oturan. Dar geçiş. Daracık.

Dyed in grain : Solmaz. Damarına işleyen boya ile boyanmış. Rengi atmaz.

Fastened : Bağlanmış. Fermuarlı. Düğmelenmiş. Güvenceye alınmış. İliştirilmiş. Kapanmış. Eklenmiş. Birleştirilmiş.

Quaternion : Dördey. Kuaterniyon. Dörtlü grup.

As hard as nails : Sıhhatli acımasız. Acımasız. Haşin. Taş gibi. Kösele gibi. Taş yürekli. Kaskatı. Sıhhatli. İnatçı.

Fasted : Dayanmak. Yapışmak. Oruç tutmak. Perhiz yapmak. Sabit (renk). Süratli. Çabuk. Hızlı. Rengi atmaz.

Fast : Hızlı geriye sarma. Rengi atmaz. Dayanmak. Hızlı. Geriye sarmanın hızlı olanı. Perhiz yapmak. Sabit (renk). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çabuk.

Quartet : Kuartet. Dört ikili öğeden oluşan çoklu. Kuartet quatuor. Dört sesli parça.

Four synonyms : quatern, quaternity, 4, little joe, quadro, air tight, careful, achillean, quadruple, tetra, as right as a trivet, doughty, quadrates, clinging, fastest, necktie, firmer, quartets, frames, exposure, squarest, quadrated, quadripartite, all right, quadrate, closer, dense, compact, foursquare, quater, entrenched, tetras, bankable.

 

Four zıt anlamlı kelimeler, Four kelime anlamı

Ordinal : Sıra. Takıma ait. Derece gösteren. 2. Takıma ait (biyoloji terimi). Sıra sayı gösterimi 1. Sırasal. Sıralı. Takımla ilgili. Sıra gösteren.

Four ingilizce tanımı, definition of Four

Four kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The sum of four units. Twice two. One more than three. Four units or objects.