Franc türkçesi Franc nedir
- Frank (fransa, belçika, isviçre para birimi).
- Frank.
- İktisat alanında kullanılır.
- Ücretsiz.
- Belçika.
- Ab parasal birliğinden önce fransa, belçika, lüksemburg ve halen frank bölgesi ülkeleri ve isviçrenin kullandığı ulusal para birimi. krş. frank bölgesi.
Franc ile ilgili cümleler
English: Ali and Mary are enjoying a walk along the pilgrims' trail in France.
Turkish: Ali ve Meryem Fransa'daki hac yolu yürüyüşünün keyfini çıkarıyor.
English: Akiko has some friends in France.
Turkish: Akiko'nun Fransa'da bazı arkadaşları var.
English: Ali came to France with the intention of studying French.
Turkish: Ali Fransızca öğrenme niyetiyle Fransaya geldi.
English: A crisis in France could be bad for America.
Turkish: Fransa'daki bir kriz Amerika için kötü olabilir.
English: After the revolution, France became a republic.
Turkish: Devrimden sonra, Fransa bir cumhuriyet oldu.
Franc ingilizcede ne demek, Franc nerede nasıl kullanılır?
Franc tireur : Akıncı. Çeteci asker. Çeteci.
Franc zone : Fransa'nın mali denetimi altında bulunan ve paralarının değerini fransız frankı'na bağlayan benin, kamerun, merkezi afrika cumhuriyeti, çad, komoros, kongo gibi fransanın eski sömürgelerinin oluşturmuş oldukları bölge. krş. frank. Frank bölgesi.
Belgian franc : Belçika frankı.
Burkina faso franc : Burkına faso frankı.
Burundi franc : Burundı frankı.
Central african republic franc : Orta afrika frankı.
France : Fransa.
Swiss franc : İsviçre para birimi. İsviçre frankı.
Gabon franc : Gabon parası.
Franchasing : Bir mal ya da hizmetin üretim ayrıcalığına sahip olan işletmenin, başka bir işletmeye bedel karşılığında söz konusu mal ya da hizmeti belirli bir bölge ve sürede üretme ya da satma hakkını vermesine ilişkin sözleşme. İsim hakkı sözleşmesi.
İngilizce Franc Türkçe anlamı, Franc eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Franc ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gabon franc : Gabon parası.
Free of charge : Masrafsız. Mala ilişkin taşıt giderlerinin mal yola çıkarılırken ödenmiş olması. Ücretsiz olarak. Karşılıksız. Bedava. Ücretsiz biçimde. Verginsiz. Çekici ya da aktarıcının ödeğe yaptığı bir açıklama (taşıyanı, kabul etmeme ya da ödememe uyarısı yapmadan baş vurma hakkını kullanabilir anlamına gelir). Parasız. Gidersiz.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Belgian franc : Belçika frankı.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
Franc synonyms : luxembourg franc, madagascar franc, cote d'ivoire franc, mali franc, chadian franc, rwanda franc, guinean franc, ivory coast franc, togo franc, benin franc, niger franc, senegalese franc, djibouti franc, feeless, francs, a pass through certificate, a shift in individual demand, a shift in demand, swiss franc, for free, burkina faso franc, monetary unit, congo franc, marksman, franco, freebees, cost free, ability to pay principle, sharpshooter, free, belgians, benelux countries, freebee.
Franc ingilizce tanımı, definition of Franc
Franc kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A silver coin of France, and since 1795 the unit of the French monetary system. It has been adopted by Belgium and Swizerland. It is equivalent to about nineteen cents, or ten pence, and is divided into 100 centimes.

Bu kısımda Franc kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Franc ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Franc anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Franc ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.