Bedava nedir, Bedava ne demek

Bedava; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça, farsça dillerine dayanır.

"Bedava" ile ilgili cümleler

  • "Bedava yaşıyoruz bedava / Hava bedava, bulut bedava / Dere tepe bedava" - O. V. Kanık
  • "Muharebe içinde herkese bedava şeker, pirinç, bulgur dağıtmış." - Ö. Seyfettin

Bedava tanımı, anlamı:

Bedava sirke baldan tatlıdır : "masrafsız ve emeksiz elde edilen şeyler insana hoş gelir" anlamında kullanılan bir söz.

Bedavadan ucuz : Çok ucuz.

Bedavacı : Her şeyi bedavadan sağlamaya çalışan kimse, beleşçi, abacı, lüpçü.

Bedavacılık : Bedavacı olma durumu, beleşçilik, lüpçülük.

Bedavadan : Bedava olarak, cabadan, bedava, bedavasına, bedavaya.

Bedavalaşma : Bedavalaşmak durumu.

Bedavalaşmak : Bedava duruma gelmek.

Bedavasına : Bedavadan.

Bedavaya : Bedavadan.

Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir : "çalışmak insanı tembellikten kurtarır" anlamında kullanılan bir söz.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

 

Para : Kazanç. Kuruşun kırkta biri. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.

Emeksiz : Emek harcanmadan elde edilen, kolay, zahmetsiz.

Ucuz : Fiyatı yüksek olmayan, pahası az, düşük fiyatlı, pahalı karşıtı. Az emekle elde edilen. Bayağı.

Bedel : Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para. Eşit, denk. Bir şeyin yerini tutabilen karşılık. Bir ücret karşılığında çalışan kimse. Değer, fiyat, kıymet. Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse.

Ödeme : Ödemek işi, tediye.

Karşılıksız : Karşılığı olmayan. Karşılık verilmeyerek. Karşılık gerektirmeyen.

Parasız : Para verilmeksizin, bedavadan, bedava. Para verilmeden elde edilen, bedava. Yoksul. Parası olmayan.

Caba : Herhangi bir işi yapmak için ortaya konan güç, zorlu, sürekli çalışma, gayret, ceht, efor.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Herhangi : Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

Bir : Beraber. Sadece. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Tek. Sayıların ilki. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Aynı, benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bir kez. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda.

Bedava ile ilgili Cümleler

  • Sana bunu bedava vereceğim.
  • Sana bunu bedava veriyorum.
  • Bedava öğle yemeği gibi bir şey yoktur.
  • Bedava çeviri yapmam.
  • Bedava malı herkes sever.
  • Size memnuniyetle ve bedava Almanca öğretmek isterim.
  • İki sandviç satın alırsan, sana bedava bir tane daha vereceğim.
  • Bu bedava bir gazetedir.
  • Ali bedava bir araba kazandı.
  • Herkes bedava yemeği sever.
  • Bedavaya bir dil öğrenin.
  • Bedava yiyecek var.
  • Bedava bir araba kazandı.
 

Diğer dillerde Bedava anlamı nedir?

İngilizce'de Bedava ne demek? : adj. free, free of charge, no charge, cheap as dirt, dirt cheap, gratis, gratuitous

adv. free, for nothing, gratis

Fransızca'da Bedava : gratuit/e, gratis

Almanca'da Bedava : adj. mietfrei

adv. gratis, so

Rusça'da Bedava : adj. даровой, безвозмездный, бесплатный

adv. даром, бесплатно