Freezes türkçesi Freezes nedir

  • Donma.
  • Dondurulma.
  • Don.

Freezes ile ilgili cümleler

English: Water freezes at zero Celsius, right?
Turkish: Su sıfır santigrat derecede donar, değil mi?

English: Water freezes at 32 degrees Fahrenheit.
Turkish: Su 32 fahrenhayt derecede donar.

English: Water freezes at 0 degrees Centigrade.
Turkish: Su sıfır santigrat derecede donar.

English: Water freezes at zero degrees Celsius, doesn't it?
Turkish: Su sıfır derecede donar, değil mi?

English: Water freezes at 0º C.
Turkish: Su, sıfır santigrat derecede donar.

Freezes ingilizcede ne demek, Freezes nerede nasıl kullanılır?

Until hell freezes over : Dünya tersine dönmeye başlasa bile olmaz. Dünya tersine dönse olmaz veya imkansız. Daima. Dünya tersine dönse bile olmaz. Hep. Sonsuza dek. Sonsuza dek (ne olursa olsun gerçekleşmeyecek bir şeyi anlatmak için kullanılır - örneğin: dünya tersine dönmeye başlayana kadar bile çalışsa asla bir grupta şarkı söyleyemeyecek, çünkü onun müzik kulağı yok). İlelebet.

Antifreezes : Donmayı önleyici. Don önleyici. Donmaönler. Antifiriz. Antifriz. Donönler. Alkollü içki. Donma önler. Donma önleyici.

Refreezes : Yeniden veya tekrar dondurmak.

Unfreezes : Buzunu çözmek. Serbest bırakmak. Eritmek.

Freeze column : Sütunu dondur.

Freeze off : Soğuk davranmak. Araya mesafe koymak. Kovmak. Uzaklaştırmak. Düşmanca davranmak. Uzak durmak. Araya buzdan duvar çekmek.

 

Freeze dry : Dondurarak kurutmak (meyve vb.).

Freeze drying method : Dondurma kurutma metodu. Hücre ve dokuları incelemede kullanılan, dokuların önce dondurulup, sonra yüksek vakum altında, düşük ısıda suyunun alınması. bu işlem sırasında su, alkol ya da diğer bir çözücü madde ile yer değiştirir.

Freeze frame : Sabitleşmiş kare. Dondurulmuş görüntü. Çerçeve dondurma. Görüntü dondurma.

Freeze out : Düşmanca davranarak toplum dışı bırakmak. Donu çözmek.

İngilizce Freezes Türkçe anlamı, Freezes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Freezes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Underpants : Külot. Tuman.

Donned : Giydirmek. Öğretmen. Bey. Öğretim görevlisi. Uzman. Giyinmek. İspanyol efendisi. Giymek. Kuşanmak veya giyinmek.

Frostbites : Kangren. Soğuktan yanma (bir uzuv). Soğuk çalması. Soğuk ısırması. Soğuktan donma. Soğuk yakması. Soğuk acıtması. Uzvun donması. Ayazlama.

Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareketsiz kalmak. Hareket etmemek. Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak. Kımıldamamak.

Hardening : Sertleştirme (çelik). Katılaşma. Çeliğe su verme. Sertleştirme. Dondurma. Sertleşme. Sertleşen. Katılaştırma. Sert.

Frost : Soğuk davranmak. (cam) buzlandırmak. Kırağı tutmak. Renksiz, yanmaz asetat; ışın demetinin sınırını yumuşatmada ve dağıtmada kullanılır. Kırağı çalmak. Keki şekerli bir karışımla kaplamak. Dağıtıcı süzgeç. Kırağı. Sıcaklık 0°c in altına düştüğünde havanın içindeki su uçuğunun, yere yakın yerlerde ve toprakta yoğunlaşmasıyla oluşan küçük buz parçacıkları. Buzlanmak.

 

Settle on : Uzlaşmak. Karar vermek. Azmetmek. Uzlaşmaya varmak.

Kegs : Fıçı. Pantolon. Varil.

Gelidity : Aşırı derecede soğuk. Soğukluk. Buzlu olma. Dondurucu soğuk.

Frostbite : Soğuk yakması. Soğuk acıtması. Soğuk ısırması. Soğuk çalması. Aşırı soğuğa bağlı olarak tüm vücuttaki genel donmadan, vücudun uç kısımlarında, damar zedelenmesine bağlı olarak oluşan nekroz ve kangreni içerisine alan her türlü doku zedelenmesi, soğuk ısırması. Soğuktan donma. Ayazlama. Yüz. Soğuktan yanma (bir uzuv).

Freezes synonyms : freeze down, congelation, glazed frost, drawers, freezing, solidify, congealing, freeze out, stop dead, turn, brief, congealment, inexpressibles, gelation, briefs, pants, freeze, frostiness, frosts, glaciate, fixate, change state, dons.

Freezes zıt anlamlı kelimeler, Freezes kelime anlamı

Move : Hareket. Hareket ettirmek. Kıpırdatmak. Yer değiştirmek. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Taşımak. Kıpırdanmak. Oynatmak. Taşıma. Oynamak.

Boil : Pişirmek. Kaynama. Pişmek. Çıban. Kaynama çekidi. Haşlamak. Köpürmek. Fokurdatmak. Haşlanmak. Kaynamak.