Gelidity türkçesi Gelidity nedir

  • Aşırı derecede soğuk.
  • Donma.
  • [#soğuk Soğukluk].
  • Dondurucu soğuk.
  • Buzlu olma.

Gelidity ingilizcede ne demek, Gelidity nerede nasıl kullanılır?

Gelid : Buz tutmuş. Buzlu. Çok soğuk. Buz gibi donmuş. Donmuş. Aşırı derecede soğuk. Soğuk. Buz gibi.

Gelidly : Buzlu bir şekilde. Buz gibi. Buzlu bir halde. Buz tutmuş bir şekilde.

Gelignite : Jöle şeklinde dinamit. Jelatinli dinamit. Nitrik asit ve gliserinden yapılmış güçlü patlayıcı. Jelatin dinamiti. Dinamit lokumu. Gelignit. Jelinyit.

Angelic : Meleklere özel. Meleklere özgü. Melek gibi.

Angelic acid : Angelik asit.

Angelic face : Aziz gibi yüz. Melek yüz. Masum yüz. Melek yüzü.

Angelica : Kadın ismi. Melekotu. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Melekkökü. Anjelika. New york eyaletinde yerleşim yeri.

Angelina jolie : Jon voight'in kızı. Birleşik devletler'de ödüllü aktris. Angelina jolie voight (1975 doğumlu).

Angelic smile : Aziz gülümsemesi. Melek gülümsemesi. Masum gülümseme. Melek gülüşü.

Angelina : Kadın ismi. Bir kadın adı.

İngilizce Gelidity Türkçe anlamı, Gelidity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gelidity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bleakness : Çıplaklık. Umutsuzluk. Sevimsizlik.

Bad weather : Sert ve ağır hava. Çepel. Sertlik. Açık hava faaliyetleri için uygun olmayan hava. Kötü hava şartları. Kötü hava koşulları. Kötü hava.

 

Frigidness : Cinsel ilişkiden zevk almama durumu. Firijitlik. Buz gibi olma durumu. Duygusuzluk.

Low temperature : Alçak ısı derecesi. Alçak ısı. Düşük ısı. Düşük sıcaklık.

Hardening : Katılaşma. Çeliğe su verme. Sertleşme. Sert. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Katılaştırma. Sertleştirici. Dondurma. Açındırma sırasında yumuşamış olan duyarkatı dış etkilerden korumak amacıyla, bazı sülfatlar ekleyerek sağlamlaştırma.

Chill : Titreme. Soğumak. Üşümek. Korkutmak. Buz gibi. Soğutmak (yiyecek veya içecek). Soğuk. (neşesini) kaçırmak. Titremek.

Apathy : Eğitim, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Duygusuzluk. Duyumsamazlık. Alakasızlık. Çevreyle patolojik ilgisizlik, çevreyle anormal derecede ilgisizlik, duyarsızlık. Dış etkilere, özellikle duyusal izlenimlere karşı ilgisizlik biçiminde beliren ve geri zekalılarda çok görülen bir durum. Hissizlik. Uyuşukluk. İlgisizlik.

Ice cold : Buz gibi. Buz kadar soğuk. Buz soğuğu.

Gelid : Buz gibi donmuş. Buz gibi. Buzlu. Donmuş. Buz tutmuş. Soğuk. Çok soğuk.

Frostbites : Soğuk çalması. Ayazlama. Soğuktan donma. Soğuk yakması. Yüz. Soğuk acıtması. Soğuk ısırması. Soğuktan yanma (bir uzuv). Uzvun donması.

Gelidity synonyms : congelation, freezing cold, colds, coolness, frigidity, gelation, clamminess, cold, congealing, freezes, congealment, distantness, freeze, chilliness, iciness, freeze up, apathies, fishiness, dessert, distance, frostbite, freezing, coldness, chillness.

Gelidity zıt anlamlı kelimeler, Gelidity kelime anlamı

Hotness : Isı. Sıcaklık. Hararet. Sıcak olma durumu veya niteliği.

Gelidity ingilizce tanımı, definition of Gelidity

Gelidity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being gelid.