Frigidness türkçesi Frigidness nedir

  • Buz gibi olma durumu.
  • Firijitlik.
  • Cinsel ilişkiden zevk almama durumu.
  • [#soğuk Soğukluk].
  • Duygusuzluk.

Frigidness ingilizcede ne demek, Frigidness nerede nasıl kullanılır?

Frigid woman : Cinsel ilişki sırasında orgazma ulaşamayan kadın. Cinsel açıdan tepkisiz olan kadın. Frijit kadın. Cinsel ilişkiye isteksiz olan kadın.

Frigid zone : Kutup kuşağı. Kutup bölgesi. Arktik ve antarktik daireleri ve kutuplar arasındaki alanlar.

Frigid : Cansız. Duygusuz. Soğuk. Cinsel ilişkiden zevk almayan. Duygusuzluk. Cana yakın olmayan. Cinsel anlamda soğuk. Buz gibi. Resmi. İçten olmayan.

Frigidaire : Buzdolabı. Frijider. Elektrikli soğutucu.

Frigidarium : Soğukluk. (eski roma'da) roma hamamında ısıtılmamış su banyosu bulunan oda.

Frigidly : Cansız bir şekilde. Duygusuz bir biçimde. Duygusuzca. Duygusuz bir şekilde. Kayıtsızca. Soğuk bir biçimde. Soğuk bir şekilde. Soğukkanlı bir şekilde. Resmi bir şekilde. Mesafeli bir şekilde.

Frigidity : Duygusuzluk. Soğukluk. Cinsel soğukluk. Son derece soğuk olma durumu. Soğukluk (cinsel). Frijidite.

Infrigidation : Soğutma. Soğuma.

Frigidities : Cinsel soğukluk. Soğukluk. Frijidite. Duygusuzluk. Soğukluk (cinsel). Son derece soğuk olma durumu.

İngilizce Frigidness Türkçe anlamı, Frigidness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frigidness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Apathy : Uyuşukluk. Alakasızlık. Bir bireyde, toplumsal kümede ya da toplumda nesnelere, olaylara karşı herhangi bir duygu, bir coşku uyanmaması, eylemde bulunmaya itecek herhangi bir ilgi ve dürtünün olmaması durumu. Dış etkilere, özellikle duyusal izlenimlere karşı ilgisizlik biçiminde beliren ve geri zekalılarda çok görülen bir durum. Lakayıtlık. İlgisizlik. Duyumsamazlık. Hissizlik.

Impassiveness : Ruhsuzluk. Vurdumduymazlık. Ağrıya duyarsızlık. Kayıtsızlık. İlgisizlik. Heyecansızlık. Sakinlik. Hissizlik.

Frigid : Cana yakın olmayan. Frijit. Cansız. Duygusuz. İçten olmayan. Buz gibi. Çok soğuk. Cinsel anlamda soğuk. Cinsel ilişkiden zevk almayan.

Unresponsiveness : Cevapsızlık. Tepkisiz olma durumu. Tepkisizlik.

Chill : Ürpertmek. Titreme. Soğutmak (yiyecek veya içecek). Üşümek. Üşüme. Soğuk. Üşütmek. Ürpermek. Sertleşmek. Soğuk algınlığı.

Impassibility : Ağrı veya acı çekmeye duyarsızlık. Yaralanmaya duyarsızlık. Hissizlik.

Chilliness : Soğuk davranış. Serinlik. Soğuk.

Insensateness : Hissizlik. Aptallık. Sıkıcılık. Akılsızlık. Ruhsuzluk. Cansızlık.

Stone : Kimi kütlelerden kopan ya da koparılan parça. Mücevher. Çekirdeğini çıkarmak. Taş döşemek. Çekirdeğini çıkarmak (etli bir meyvenin). Enemek. Çekirdek (meyve). Meyve çekirdeği. Taşa tutmak. Gr.lık ağırlık ölçüsü.

Frigidity : Frijidite. Cinsel soğukluk. Son derece soğuk olma durumu. Soğukluk (cinsel).

Frigidness synonyms : unemotionality, chillness, heartlessness, coldness, fishiness, deadness, lukewarmness, bad weather, colds, dessert, benumbedness, iciness, cold, bleakness, cold shoulder, distantness, clamminess, tepidness, frigidities, apathies, distance, insensibleness, emotionlessness, indifference, insensibility, coolness.

 

Frigidness zıt anlamlı kelimeler, Frigidness kelime anlamı

Responsiveness : Heveslilik. Cevap verebilirlik. Cevap verme yeteneği. Cevaplanabilirlik. Hızlı çözüm oluşturma.

Emotionality : Hassasiyet. Hislilik. Duyarlık. Hassaslık. Duyarlılık. Duygusallık. Durgunluk.

Frigidness ingilizce tanımı, definition of Frigidness

Frigidness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Dullness. Want of heat, vigor, or affection. The state of being frigid. Coldness.