Bleakness türkçesi Bleakness nedir

Bleakness ingilizcede ne demek, Bleakness nerede nasıl kullanılır?

Bleak : Üzgün. Soğuk. Rüzgar alan. Kötü. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, 12 cm kadar uzunlukta, pullarını örten gümüşlü bir pigmentin yapay inci olarak kullanıldığı, avrupa ve anadolu ırmaklarında yaşayan bir balık türü. akbalık. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, asya'da tatlı sularda yaşayan bir tür. Akkefal. Sevimsiz. Rüzgarlı. İnci balığı.

Bleaker : Kara. Soğuk. Çıplak. Rüzgar alan. Rüzgara açık. Rüzgara maruz. Umutsuz. Kasvetli. Rüzgarlı. Kötü.

Bleakest : Kara. Akkefal. Umutsuz. Rüzgara maruz. Rüzgar alan. Kasvetli. Rüzgarlı. Çıplak. Soğuk. Rüzgara açık.

Bleakish : İçi karartıcı. Bunaltıcı. Korunmasız. Üzüntü verici. Çıplak. Açık. Örtüsüz. Meydanda.

Bleakly : Sevimsizce. Üzüntü verici bir şekilde. İçi karartıcı bir şekilde. Hüzün verici bir şekilde. Bunaltıcı bir şekilde.

Bleaks : Rüzgar alan. Umutsuz. Kötü. Kara. Akkefal. İnci balığı. Rüzgara maruz. Rüzgarlı. Tatlısu sardalyası. Rüzgara açık.

İngilizce Bleakness Türkçe anlamı, Bleakness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bleakness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Demoralisation : Moral bozukluğu. Göz yılgınlığı. Demoralizasyon. Ahlak bozulması. Maneviyatı bozulma. Ahlak bozukluğu. Moral bozulması. Maneviyat bozukluğu (demoralization olarak da yazılır). Ahlakı bozulma.

Nudeness : Çıplak olma.

Despondencies : Bunalım. Melankoli. Ümitsizlik. Moral bozukluğu.

Nudes : Ten rengi. Çıplak kimse. Çıplak. Hükümsüz. Nü. Çıplak insan vücudu. Çıplak resmi. Geçersiz.

Clamminess : Yapışkanlık. Rutubet. Nem. Nemlilik. Islaklık. Havanın aşırı nemli oluşu.

Angularity : Aşırı zayıflık. Açılılık. Köşelilik. Açısallık. Açılı olma. Köşeli olma.

Horribleness : Çirkinlik. Korkunçluk. Berbatlık. Canhıraş. Dehşetlik. İğrençlik. Dehşet.

Distance : Süre. Geride bırakmak. Geçmek. Jimnastik, eskrim alanlarında kullanılır. Uzağa koymak. Uzakta tutmak. Uzak olma. Mesafe. İki kılıçoyuncusu arasında bulunması gereken en elverişli açıklık. Ara.

Nakedness : Çaresizlik. Yalınlık. Yoksunluk. Savunmasızlık.

Coldness : Bürudet. Kayıtsızlık.

Bleakness synonyms : colds, baldness, despairs, dismay, chillness, nudities, chilliness, gloom, nudity, angularities, apathy, desperation, demoralization, despondence, desponds, distantness, desolateness, despair, dessert, despond, desperateness, bad weather, chill, gloominess, desolation, blah, glumness, nude, bareness, desponded, cold, apathies, fishiness.