Frighten türkçesi Frighten nedir
Frighten ile ilgili cümleler
English: Ali didn't frighten me.
Turkish: Ali beni korkutmadı.
English: Does that frighten you?
Turkish: Bu seni korkutuyor mu?
English: Horror movies frighten me.
Turkish: Korku filmleri beni korkutur.
English: Don't try to frighten me.
Turkish: Beni korkutmaya çalışmayın.
English: Ali doesn't frighten me.
Turkish: Ali beni korkutmuyor.
Frighten ingilizcede ne demek, Frighten nerede nasıl kullanılır?
Frighten away : Kaçırmak. Korkutup kaçırmak. Kışkırtmak.
Frighten somebody to death : Korkudan öldürmek. Ödünü patlatmak. Ölesiye korkutmak.
Frightened : Ürkmüş. Korkmuş.
Frightened him : Ona hayalet gibi göründü. Onu telaşlandırdı. Onu korkuttu. Onu ürküttü. Korkmasına neden oldu.
Frighteners : Korkutucu kişi. Bir kimseyi korkutan şey. Korkutan kimse.
Being frightened of : -sı korkusu olma. -dan korkma.
Frightens : Ürkütmek. Dehşete düşürmek. Ödünü patlatmak. Korkutmak.
Affrighted : Korku. Korkutmak.
Be frightened to death : Ödü patlamak. Ödü kopmak.
Frighted : Korkutmak. Haşyet. Dehşet. Korku. Ürkme. Kılıksız kimse. Korkunç tip.
İngilizce Frighten Türkçe anlamı, Frighten eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Frighten ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Affrights : Korku.
Awes : Huşu. Korkuyla karışık saygı. Huşu içinde bırakmak. -i dehşete düşürmek. Korku vermek. Şaşkına uğratmak. Dehşet. Ululuk. Haşmet.
Faze : Çekindirmek. Sinirlerini bozmak. İki ayağını bir pabuca sokmak. Cesaretini kırmak. Düşündürmek. Moralini bozmak. Ödünü koparmak. Altüst etmek.
Appall : Şoke etmek. Yıldırmak. Şoka uğratmak. Dehşete düşmek. Sarsmak.
Dismaying : Umutsuzluğa düşürmek. Korkutma.
Bulldozed : Buldozer ile temizlemek. Buldozerle üzerinden geçmek. Gözdağı vermek.
Drive out : Sürmek. Defetmek. Çıkarmak. Kovmak. Araba ile yol almak.
Scare : Ödünü koparmak. Korkmak. Ürkmek. Ani korku. Korku. Ürkü. Panik.
Excite : Yol açmak. Uyandırmak (bir duygu veya tepki). Heyecanlandırmak. Coşturmak. Tahrik etme, harekete getirme, uyarma. Alevlendirmek. Uyandırmak. Elektrik akımı oluşturmak. Tahrik etmek. Çıkarmak.
Dismayed : Umutsuzluğa düşürmek. Korkutulmuş.
Frighten synonyms : boggled, alarm, consternating, run off, fazing, fear, terrorise, fazes, shake up, fazed, appaling, scare stiff, put the wind up, horrify, bulldoze, terrorize, administer a shock, drive away, spook, boggle, awing, awe, stir, appal, terrifies, bluff, frightens, frighten somebody to death, dread, dispel, stimulate, fright, consternate.
Frighten ingilizce tanımı, definition of Frighten
Frighten kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To throw into a state of alarm or fright. To disturb with fear. To affright. To terrify.

Bu kısımda Frighten kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Frighten ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Frighten anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Frighten ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.