Frosted türkçesi Frosted nedir

  • Buzlu cam.
  • Mat.
  • Kırağılı.
  • Sütlü.
  • Buzlu.
  • Kırağı kaplı.
  • Dondurulmuş.
  • Donmuş.
  • Buz tutmuş.
  • Buzlu (cam).
  • Şekerli beyaz karışım ile kaplı.
  • Buzla kaplı.

Frosted ile ilgili cümleler

English: It frosted last night.
Turkish: Dün gece buz tuttu.

Frosted ingilizcede ne demek, Frosted nerede nasıl kullanılır?

Frosted glass : Buzlucam. Buzlu cam.

Frosted lamp : Buzlu lamba. Mat ampul. Cam yüzeyi, içten ya da dıştan pürüzlendirilerek ampulü yayıcı kılınmış lamba.

Frosteds : Buz tutmuş. Kırağılı. Dondurulmuş. Şekerli beyaz karışım ile kaplı. Kırağı kaplı. Buzlu. Donmuş. Buzla kaplı. Buzlu cam. Buzlu (cam).

Defrosted : Buzu eritilmiş. Buzu giderilmiş. Buzdan arındırılmış. Buzunu eritmek. Çözmek.

Defroster : Buzu ortadan kaldıran veya eriten aygıt. Buz çözücü. Eriten bir şey. Özellikle otomobil veya uçakların ön camlarında oluşan buzlanmayı engelleyen cihaz. Buzçözer. Eritici.

Frost shattering : Buzla çatlama. Günlük sıcaklık ayrımlarının büyük olduğu karasal iklimlerde görülen, donma ve çözülmelerle ilgili bir mekanik parçalanma biçimi, bk. mekanik parçalanma.

Frost line : Don hattı. Don sınırı. Don seviyesi. Donun nüfuz limiti. Yeraltı don seviyesi.

Frost heave : Don şişmesi. Don kabarması. Donma şişmesi. Donma kabarması.

 

Defrosters : Buz çözücü. Buzu ortadan kaldıran veya eriten aygıt. Eriten bir şey. Buzçözer. Eritici. Özellikle otomobil veya uçakların ön camlarında oluşan buzlanmayı engelleyen cihaz.

Frost fog : Buzlu sis.

İngilizce Frosted Türkçe anlamı, Frosted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frosted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lactescent : Sütlü hale gelen. Süte benzeyen. Sütlenmiş. Süt salgılayan. Süt gibi olan. Süte benzer bir madde salgılayan (biyoloji terimi). Süt gibi olmak.

Frostbitten : Kırağı çalmış. Soğuktan donmuş. Soğuktan çürümüş. Don nedeniyle mahvolmuş. Ayazlanmış. Soğuktan yanmış (uzuv). Soğuk vurmuş.

Depolished glass : Yüzeyi mekanik (kumlama) ya da kimyasal (asitle donuklaştırma) bir işlemle donuklaştırılmış cam.

Mate : Dengini bulmak. Çiftleşmek. Ahbap. Evlenmek. Eşleştirmek. Mat etmek. Uymak. Eş olmak. Evlendirmek.

Gelid : Çok soğuk. Buz gibi donmuş. Aşırı derecede soğuk. Soğuk. Buz gibi.

On the rocks : Cebidelik. Meteliğe kurşun atan. Meteliksiz. Kayalara bindirmiş. Meteleksiz. Sallantıda. Para sıkıntısında. Bol buzlu viski. Buzlu (içecek).

Frosty : Donuk. Soğuk. İçten olmayan. Soğuk (tavır veya cevap vb). Mesafeli. Ayaz.

Milch : Süt veren. Sağmal. Sağımlı.

Glacial : Buzulla ilgili. Buzula ait. Buz. Buzla ilgili. Buzullara ait. Buzul. Buz gibi. Çok soğuk. Buzsu.

Frosted synonyms : ice covered, dulls, checkmating, opaline, opaque, on ice, lackluster, dimmed, frore, rimier, congealed, hard set, rimiest, ground glass, lustreless, lacklustre, opal glass, checkmate, lacteal, focusing screen, dull, cooled, frosted glass, mat, frozen, rimy, frappe, icebound, milkier, icier, lusterless, lacteous, bone glass.

 

Frosted zıt anlamlı kelimeler, Frosted kelime anlamı

Clear : Silmek. Temiz. Bir ya da birden çok bellek yerinin genellikle sıfır ya da boşluk damgası ile gösterilen, belirli bir duruma getirilmesi. Belirgin. Net. Berrak. Tahliye etmek. Işık tutmak. Bütünüyle. Uzakta.

Frosted ingilizce tanımı, definition of Frosted

Frosted kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a frosted cake. Frosted glass. Also, frost-bitten. Ornamented with frosting. Covered with hoarfrost or anything resembling hoarfrost.