Dondurulmuş nedir, Dondurulmuş ne demek

Dondurulmuş; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Dondurulmuş" ile ilgili cümle

  • "Dondurulmuş et."

Dondurulmuş kısaca anlamı, tanımı:

Dondurulmuşluk : Dondurulmuş olma durumu.

Soğutucu : Soğutma özelliği olan, frigorifik. Bir makine veya yapıda, aşırı ısınmayı önlemek için yer alan düzen, soğutmaç. Buzdolabı.

Aracı : Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Ara bulucu.

Buzlu : Buz içinde tutularak, içine buz katılarak soğutulmuş. Buz tutmuş, buz bağlamış olan.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

 

Getiri : Kazanç. Yarar. Faiz.

Bekleme : Beklemek işi.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Aracılığıyla : -le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla, vasıtasıyla, eliyle, yoluyla, marifetiyle, tarafından.

Tutulmuş : Engellenmiş. Ele geçirilmiş.

Dondurulmuş fiyat : Enflasyonla mücadelede idari bir kararla belli bir süre için sabitlenmiş fiyat.

Dondurulmuş görüntü : Sürekli bir devinim verilirken, bu devinimin parçası olan tek resmin, sinemada basım işlemiyle, televizyonda elektronik işlemle istendiği kadar gösterilmesi; böylelikle görüntülükte devinimin durdurulmuş olarak, sanki bir saydam resim ya da fotoğraf izleniyormuş gibi yansıtılması.

Dondurulmuş sperma : Soğuk etkisiyle belli yöntemler kullanılarak dondurulmuş sperma.

Dondurulmuş ücret : Enflasyonla mücadelede idari bir kararla belli bir süre için sabitlenmiş ücret.

Dondurulmuş ile ilgili Cümleler

  • Et dondurulmuş.
  • Bu sıkı dondurulmuş.
  • Bazen dondurulmuş sebze alırım.
  • Yalnızca dondurmaları değil, dondurulmuş şerbet ve donmuş yoğurdu da severim.
  • Ali dondurulmuş yoğurt işinde.
  • Ben her zaman dondurulmuş olanların yerine taze sebzeler alırım.
  • Buraya dondurulmuş balık getir.
  • Dondurulmuş yoğurda can atıyorum.

Diğer dillerde Dondurulmuş anlamı nedir?

İngilizce'de Dondurulmuş ne demek? : adj. chilled, frozen, deep frozen

Fransızca'da Dondurulmuş : surgelé/e

Almanca'da Dondurulmuş : adj. Gefrier-, gefroren, eisgekühlt

Rusça'da Dondurulmuş : adj. глазированный, замороженный