Frou frou türkçesi Frou frou nedir

Frou frou ingilizcede ne demek, Frou frou nerede nasıl kullanılır?

Froufrou : Aşırı süs (fırfır veya tül veya aksesuarlarla). Hışırtı sesi (ipekli kumaş gibi). Hışırtı. Hışırdama. Hışırtılı ses (eteklerin çıkardığı). Fırfırlar. Gösterişli süslemeler (elbise üzerinde). Kurdeleler. Ufak süslerin oluşturduğu aşırılık (evin iç dekorasyonunda).

Froufrous : Ufak süslerin oluşturduğu aşırılık (evin iç dekorasyonunda). Hışırtılı ses (eteklerin çıkardığı). Kurdeleler. Fırfırlar. Hışırtı sesi (ipekli kumaş gibi). Hışırdama. Gösterişli süslemeler (elbise üzerinde). Hışırtı. Aşırı süs (fırfır veya tül veya aksesuarlarla).

Frounce : Hoşnutsuzluk veya öfke nedeniyle kaşlarını çatmak. Kaşlarını çatmak. Surat asmak. Kırışıklar oluşturmak. Kıvrımlarla büzgü yapmak veya süslemek (elbise gibi). Sinirli bir şekilde bakmak.

Frouncing : Surat asmak. Kaşlarını çatmak. Hoşnutsuzluk veya öfke nedeniyle kaşlarını çatmak. Kırışıklar oluşturmak. Sinirli bir şekilde bakmak. Kıvrımlarla büzgü yapmak veya süslemek (elbise gibi).

Frouzy : Köhne. Pasaklı. Küflü. Kokuşmuş. Kirli.

İngilizce Frou frou Türkçe anlamı, Frou frou eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frou frou ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Susurration : Fısıltı.

Susurrations : Fısıltı.

Rustling : Fısıltı. Hışırdama. Mırıldanma ile ilgili. Fısıltı ile ilgili. Hışırtılı. Enerjik.

Swishing : Hışırdamak. Sopa ile dövmek. Kırbaçlamak. Şaklatmak. Vınlamak.

Scuff : Ayaklarını sürüyerek yürümek. Sürtmek. Ayağını sürüme. Ayaklarını sürümek. Ayaklarını sürüyerek aşındırmak. Kepek (saç). Kepek. Ayağını sürümek. Şıpıdık.

Crackling : Çıtırtı. Çatlama. Kıkırdak. Güzel veya çekici kadın. Kızarmış jambon kabuğu. Çatırdama. Jambonun çıtır çıtır kısmı. Cazırtı. Çatırtı.

Froufrou : Gösterişli süslemeler (elbise üzerinde). Hışırdama. Kurdeleler. Hışırtı sesi (ipekli kumaş gibi). Hışırtılı ses (eteklerin çıkardığı). Ufak süslerin oluşturduğu aşırılık (evin iç dekorasyonunda). Fırfırlar. Aşırı süs (fırfır veya tül veya aksesuarlarla).

Whish : Hışırdamak (kumaş). Uğultu. Uğuldamak (rüzgar). Fışıltı. Fışıltı hareketi. Fışırdamak. Fışıltı sesi. Hızla geçmek. Fışıldamak (su).

Rustles : Haşırdamak. Var gücüyle çalışmak. Hışırdatmak. Fışırdamak. Hışırdamak. Çalmak (hayvan). Çalmak (davar veya at). Çaba harcamak. Gıcırdamak.

Swish : Hışırdamak (yapraklar veya ipek vb). Sopa ile dövmek. Hışırdatmak. Kırbaçlamak. Şaklama. Gösterişli. Islık gibi ses çıkarmak (havada hareket ederken). Hışırdamak. Şaklatmak. Vınlamak.

Frou frou synonyms : froufrous, scuffs, rustled, rustle, whished.