Frounce türkçesi Frounce nedir

  • Hoşnutsuzluk veya öfke nedeniyle kaşlarını çatmak.
  • Kaşlarını çatmak.
  • Kırışıklar oluşturmak.
  • Kıvrımlarla büzgü yapmak veya süslemek (elbise gibi).
  • Sinirli bir şekilde bakmak.
  • Surat asmak.

Frounce ingilizcede ne demek, Frounce nerede nasıl kullanılır?

Frouncing : Sinirli bir şekilde bakmak. Surat asmak. Hoşnutsuzluk veya öfke nedeniyle kaşlarını çatmak. Kaşlarını çatmak. Kıvrımlarla büzgü yapmak veya süslemek (elbise gibi). Kırışıklar oluşturmak.

Frou frou : Hışırtı. Şıklık taslama.

Froufrou : Hışırtılı ses (eteklerin çıkardığı). Ufak süslerin oluşturduğu aşırılık (evin iç dekorasyonunda). Hışırtı. Hışırtı sesi (ipekli kumaş gibi). Aşırı süs (fırfır veya tül veya aksesuarlarla). Gösterişli süslemeler (elbise üzerinde). Kurdeleler. Fırfırlar. Hışırdama.

Froufrous : Kurdeleler. Ufak süslerin oluşturduğu aşırılık (evin iç dekorasyonunda). Aşırı süs (fırfır veya tül veya aksesuarlarla). Hışırtı. Hışırdama. Fırfırlar. Hışırtılı ses (eteklerin çıkardığı). Hışırtı sesi (ipekli kumaş gibi). Gösterişli süslemeler (elbise üzerinde).

Frouzy : Pasaklı. Küflü. Köhne. Kokuşmuş. Kirli.

Frocking : Kadın giysisi. Cüppe giydirmek. Papazlığa atamak. Dini göreve atamak. Elbise. Frak. İş elbisesi. Cüppe. Geniş elbise. Cübbe.

 

Fro : Be. Den. Arka. Geri.

Frocked : Papazlığa atamak. Frak. Rop. Cüppe giydirmek. Geniş elbise. Cübbe. Cüppe. Kadın giysisi. Dini göreve atamak. Elbise.

Frock coat : Frak. Redingot.

To and fro : Bir yandan öbür yana. Şuraya buraya. Aşağı yukarı. Öne arkaya. Bir ileri bir geri. İlerigeri. İleri geri. Bir aşağı bir yukarı. Öteye beriye.

İngilizce Frounce Türkçe anlamı, Frounce eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frounce ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scowls : Kaş çatmak. Kaş çatma. Somurtma. Sert sert bakmak. Sinirli bakmak.

Skip : Kaptan (spor terimi). Atlamak. Geçmek. Sekmek. Bidon. Kova (büyük). Balık sandığı. Pas geçmek. Antrenör. Atlama.

Frown : Kaş çatmak. Hoşnutsuzluk belirten bakış. Somurtmak. Hoşgörmemek. Kaşını çatmak. Sinir olma. Alın çatmak. Kaş çatma.

Making faces : Surat asma. Surat etme. Surat etmek. Somurtmak.

Scowl : Sinirli bakmak. Kaş çatma. Kaş çatmak. Somurtma. Tehditkar bir şekilde bakmak. Sert sert bakmak.

Make faces : Alay ederek yüzünü gözünü tuhaf şekillere sokmak. Somurtmak. Surat etmek.

Lower : Somurtmak. Küçültmek. Kırmak (gurur). İndirmek. Karartmak. Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim. Küçük düşürmek. Eksilmek. Düşürmek.

Resile : Çekilmek. Geri çekilmek (anlaşma vb).

 

Make a face : Yüzünü buruşturmak. Surat yapmak. Suratını buruşturmak. Dudak bükmek. Yüzünü gözünü buruşturmak. Somurtmak. Memnuniyetsizlik göstermek. Surat etmek. Suratını ekşitmek.

Frounce synonyms : take a hop, bound off, locomote, frouncing, leap, recoil, move, rebound, lowers, reverberate, carom, go, lours, frowned, jump, kick, spring, jounce, frown down, bound, lowered, make face, kick back, travel, scowled, have the pouts, frowns, made faces, ricochet, lour.

Frounce zıt anlamlı kelimeler, Frounce kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Ride : Binmek. Sürüklenmek. Kafa bulmak. Taşımak (omuzunda vb). Havada kalmak. Bindirmek. Arabayla gezmek. Geçmek (yol). Arabaya binmek (sürmeden). Sataşmak.

Frounce ingilizce tanımı, definition of Frounce

Frounce kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To manifest displeasure. To curl or frizzle, as the hair. To form wrinkles in or upon. To form wrinkles in the forehead. To frown. A wrinkle, plait, or curl. Also, a frown. A flounce. To gather into or adorn with plaits, as a dress.