Make a face türkçesi Make a face nedir

  • Surat asmak.
  • Surat yapmak.
  • Memnuniyetsizlik göstermek.
  • Dudak bükmek.
  • Surat etmek.
  • Yüzünü buruşturmak.
  • Suratını buruşturmak.
  • Yüzünü gözünü buruşturmak.
  • Suratını ekşitmek.
  • [#somurtma Somurtmak].

Make a face ingilizcede ne demek, Make a face nerede nasıl kullanılır?

Make : Kapatmak (devreyi). Yaratmak. Yapmak. Düdüklemek. Zorlamak. Marka. Düzeltmek. Erişmek. Yapı. -e neden olmak.

A : La (müzik terimi). İngiliz alfabesinin birinci harfi. Atom ağırlığı. (herhangi) bir. Bir. Amperin simgesi. Argonun simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Miktar belirtir. Belirli bir tür veya nitelikteki.

Face : Yüzünü dönmek. Katlanmak. Karşı karşıya olmak. Karşı olmak. Göze almak. Şekil. Karşı karşıya gelmek. Yönelmek. Kaplama yapmak. Göğüs germek.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bargain : Anlaşmak (pazarlık). Anlaşmaya varmak. Mutabık kalmak. Bir işi bağlamak. Anlaşmak.

Make a bed : Yatak yapmak.

Make a bet : Bahis tutuşmak. Bahis oynamak. İddiaya tutuşmak.

Make a beeline for : -e hemen gitmek. Dosdoğru ve çabucak gitmek. Kestirmeden gitmek. Dosdoğru bir yere gitmek. Doğruca gitmek.

Make a big haul : Vurgun yapmak. Parayı indirmek. Malı götürmek. Parayı bulmak. Haksız kazanç sağlamak. Parayı götürmek.

Make a blunder : Nane yemek. Baltayı taşa vurmak. Gaf yapmak. Pot kırmak. Falso yapmak.

 

İngilizce Make a face Türkçe anlamı, Make a face eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make a face ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frounce : Hoşnutsuzluk veya öfke nedeniyle kaşlarını çatmak. Kıvrımlarla büzgü yapmak veya süslemek (elbise gibi). Sinirli bir şekilde bakmak. Kırışıklar oluşturmak. Kaşlarını çatmak.

Pull a face : Burun kıvırmak.

Frouncing : Kırışıklar oluşturmak. Hoşnutsuzluk veya öfke nedeniyle kaşlarını çatmak. Kıvrımlarla büzgü yapmak veya süslemek (elbise gibi). Kaşlarını çatmak. Sinirli bir şekilde bakmak.

Sneers : Küçümsemek. Gülmek (küçümseme). Küçümseyerek gülme. İstihza. Alayla gülümsemek. Alay etmek. Alay. Dudağını bükmek.

Make a wry face : Yüzünü ekşitmek.

Scoff : Alay etmek. Maskara etmek. Eğlenmek. Hapır hupur yemek. Gülmek. Oburca yemek. Kıtıra almak. Dalga geçmek. Yemek.

Frowned : Kaşını çatmak. Hoşgörmemek. Kaş çatma. Sinir olma. Kaş çatmak. Kaşlarını çatmak. Hoşnutsuzluk belirten bakış. Alın çatmak.

Sneered : İstihza. Küçümsemek. Alay. Alayla gülümsemek. Alay etmek. Gülmek (küçümseme). Küçümseyerek gülme. Dudağını bükmek.

Make a face synonyms : made a face, make grimaces, be in the sulks, making faces, lower, make mouths, make faces, pouting, scoffing, frown, sneer, have the pouts, make face, lours, made faces, lowers, make a grimace, mouthing, mopping, be displeased with, pouted, sulked, scoffed, grimaces, mouths, mouth, lour, pout, pull a long face, grimace, go sour, scoff at, sulk.