Fruit juice türkçesi Fruit juice nedir

Fruit juice ile ilgili cümleler

English: What fruit juices do you have?
Turkish: Hangi meyve sularınız var?

English: Children like fruit juice.
Turkish: Çocuklar meyve suyunu severler.

English: Do you want fruit juice?
Turkish: Meyve suyu ister misin?

English: I spilled some fruit juice on my new shirt.
Turkish: Yeni gömleğime biraz meyve suyu döktüm.

English: What kind of fruit juice do you have?
Turkish: Ne tür meyve suyun var?

Fruit juice ingilizcede ne demek, Fruit juice nerede nasıl kullanılır?

Fruit : Sonuç. Meyve. Homoseksüel. Döl. Ahbap. Ürün. Meyve vermek. Nonoş. Tohum kapsülü.

Juice : Öz. Öz su. Salgı. İçki. Biyolojik dokulardan, su eklenerek veya eklenmeksizin, sıkma veya filtrasyonla elde edilebilen sulu kısım. özellikle şurup biçiminde hazırlanan preparatlara katılan, parçalanma ezilme ve sıkma işlemleriyle hazırlanmış, renkli ve güzel kokulu çeşitli meyve veya bitkilerin suları. Elektrik. Meyve suyu. Enerji. Su.

Natural fruit juice : Doğal meyve suyu. Yapay tatlar veya tatlandırıcılar içermeyen meyve suyu.

Fruit acid : Glikolik asit. Meyve asidi.

Fruit and vegetable : Meyve ve sebzeler. Yenilebilir bitki ürünü. Mahsul.

Fruit and vegetable wholesaler : Kabzımal. Meyve ve sebze üreticileri ile satıcılar arasında aracılık eden sebze meyve toptancısı, çiçekçi esnafı gibi simsarlar.

 

İngilizce Fruit juice Türkçe anlamı, Fruit juice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fruit juice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Juices : Salgı. Su. Özsu. İçki. Elektrik. Benzin.

Squashes : Bastırmak. Balkabağı. Bastırmak (isyan vb'ni). Pelte haline getirmek. Sıkışmak. Susturmak. Ezilmek. Ezmek. Kabak.

Squash : Ezilmek. Şap sesi. Bastırmak (isyan vb'ni). Bastırmak. Duvar tenisi. Kalabalık. Meşrubat. İzdiham. Pelte haline getirmek. Sıkışmak.

Cordial : Canlandırıcı ilaç. Candan. Sıcak. Samimi. Kalbe güç veren. Dostça. İçten. Ferahlatıcı. Likör.

Squashing : Sıkışmak. Duvar tenisi. Kabak. Bastırmak (isyan vb'ni). Bastırmak. Balkabağı. Ezmek. Susturmak. Pelte haline getirmek.

Juice : Su. Öz su. Özsu. Öz. İçki. Benzin. Elektrik. Enerji. Kuru.