Full moon türkçesi Full moon nedir

  • Ayın on dördü.
  • Uzay alanında kullanılır.
  • Mehtap.
  • Dolunay.
  • Bedir.
  • Ay'ın tam bir daire olarak dolgun, parlak görüldüğü evre.
  • Ayın tam disk olarak ışık yansıttığı zaman.

Full moon ile ilgili cümleler

English: The full moon is beautiful.
Turkish: Dolunay güzel.

English: It was a full moon that was seen that day.
Turkish: O gün görülen bir dolunaydı.

English: A full moon can be seen tonight.
Turkish: Bu gece bir dolunay görülebilir.

English: There's a full moon tonight.
Turkish: Bu gece bir dolunay var.

English: When the full moon falls down on the roof at night, all the farmers are woken up.
Turkish: Gece dolunay çatının üzerine düştüğünde, tüm çiftçiler uyanır.

Full moon ingilizcede ne demek, Full moon nerede nasıl kullanılır?

Full : Dolu. Yıkayıp çektirmek. Yıkayıp büzmek. Öz. Doluluk. Tam. Çırpmak. Dolu şey. Tok.

Moon : Dalıp kendi hayalleriyle başbaşa kalmak. Kamer. Yeryuvarlağının uydusu, ona en yakın gökcismi. Art arda gelen iki yeniay arasında geçen 29,5 günlük süre. bk. kavuşum ayı. Bir gezegenin, ya da genel olarak bir gökcisminin çevresinde dolanan başka bir cisim. Saçma. Ay. Yer'in uydusu olan gökcismi. Dalgın dalgın dolaşmak. Düşüncelere dalıp hayal dünyasında gezinmek.

Full access : Tam erişim.

 

Full access password : Tam erişim parolası.

Full access rights : Tam erişim hakları.

Full adder : Tam toplayıcı.

İngilizce Full moon Türkçe anlamı, Full moon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Full moon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Moonshine : Yasadışı alkol üretmek. Ay ışığı. Kaçak içki. Boş laf. Saçmalık. Saçma sapan söz.

Adhara : Adhara (cma). Büyükköpek'in e yıldızı.

Achondrite : Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur. Kumsuz göktaşı.

Moonshined : Ay ışığı. Saçmalık. Boş laf. Kaçak içki. Yasadışı alkol üretmek.

Albedo : Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı. Kendi ışık yaymayan göcisimlerinin yansıttığı ışık oranı. Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü. Albedo. Aklık dercesi. Aklık (astronomi terimi). Beyazlık derecesi. Aklık derecesi (astronomi terimi). Aklık.

Absorption line : Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler. Soğurma çizgileri.

Absolute value : Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer. Salt değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Saltık değer. Mutlak değer. Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer.

Almak : Elmak (yand). Andromeda'nın y yıldızı.

Absolute parallax : Başka yıldızlarla bağlantı kurmadan üçgenölçümsel olarak belirlenen ıraklık açısı. Salt ıraklık açısı.

 

Moonlighted : Ay ışığı. Asıl işinden başka bir işte de çalışmak. Ayışığı.

Full moon synonyms : moonlights, airglow, aerolite, moon, absolute brightness, accidental error, moonlight, mooned, absorptive power, absolute orbit, acceleration due to gravity, fullmoon, altair, accuracy.