Fumarine türkçesi Fumarine nedir

  • Fumarin.

Fumarine ingilizcede ne demek, Fumarine nerede nasıl kullanılır?

Fumaric : Fumarik asitle ilgili (kimya). Fumarik asit. Fumarik asit içeren. Şahtere otundan elde edilen. Fumarik.

Fumaric acid : Fumarik asit. Fumeric asit. Fümerik asit. Metabolizma sırasında vücutta oluşan, rasyonlara uygun miktarda katıldığında yemin enerji değerini artıran zararsız, meyve tadında, renksiz, kristal yapıda bir organik asit.

Fumarate : Fumarat.

Fumarole : Fümerol. Tüten. Yanardağların ağız ve çatlaklarından, güçlüce ya da yeğnice, az çok gürültü ile çıkan gaz ve buharlar.

Fumaroles : Kraterinden gazlar çıkan volkan. Su ve buhar çıkışı. Fümarol. Yanardağ hasarı. Tüten delik. Fümerol. Tüten. İçinden gazların sızdığı volkanik krater. Sadece sülfürlü gazlar çıkan volkan krateri.

Fumade : Tuzlanmış tütsülenmiş balık (sardalya gibi).

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Infumated : Dumana maruz bırakarak kurutmak.

Infumate : Dumana maruz bırakarak kurutmak.

Fumatory : Dumanla ilgili. Şahtere otu. Tütmek.

İngilizce Fumarine Türkçe anlamı, Fumarine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fumarine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Echo sounder : Yankılı derinlikölçer. Sesli iskandil. Yankı cihazı. Eko ses çıkarma aygıtı. Elektrikli iskandil. Yankı iskandili.

Escape hatch : İmdat çıkışı. Kaçış yolu. Firar kaportası.

Breather : Güçlükle nefes alan kimse. Ara. Hava deliği. Paydos. Hava borusu. Havalandırma. Mola. Kartel havalandırma. Havalandırıcı.

U boat : Alman denizaltısı.

Schnorkel : Hava alma borusu. Şnorkel. Hava borusu.

Auxiliary research submarine : Yardımcı araştırma denizaltısı.

Sonar : Gemiye takılan, yarım küre biçimindeki alanı akustik dalgalarla tarayan, oşeonografik çalışmalarda ve balık sürülerinin görüntülenmesinde kullanılan araç. Sonar. Sonra. Su altı radarı. Deniz radarı. Denizaltı dinleme cihazı. Deniz içinde ses veren şeylerin yerini ortaya çıkarmaya yarayan aygıt.

Nautilus : Kafadan ayaklılar (cephalopoda) sınıfından, pasifik ve hint okyanuslarında yaşayan türleri olan bir yumuşakça cinsi. Sıcak denizlere özgü soluk hassas sarılı kabukları olan kabuklu deniz hayvanları. Kafadanbacaklı yumuşakçalar grubundan sedefli deniz helezonu. Notilus.

Periscope : Optik uzakgözlem aracı. Periskop.

Snorkel : Pis gaz toplayıcısı. Nargile. Şnorkelle yüzmek. Denizaltının uzun süre su altında kalmasını sağlayan boru tertibatı. Şnorkel. Suyun yüzeyinde seyreden dalgıcın normal havayı solumak suretiyle başını kaldırmadan yüzmesine imkan. Şinorkel.

Fumarine synonyms : pigboat, schnorchel, nuclear submarine, attack submarine, nuclear powered submarine, submersible warship, snorkel breather, fleet ballistic missile submarine, sub, conning tower, asdic, submersible.

Fumarine zıt anlamlı kelimeler, Fumarine kelime anlamı

Civilian : Mülki. Sivil. Başı bozuk.

Fumarine antonyms : surface ship.

Fumarine ingilizce tanımı, definition of Fumarine

Fumarine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An alkaloid extracted from fumitory, as a white crystalline substance.