Functional flexibility türkçesi Functional flexibility nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- İstem değişikliklerine, değişen teknolojik koşullara ve üretim biçimlerine bağlı olarak işgücünün firma içinde değişik işleri yapabilme ve çeşitli görevleri üstlenebilme becerisi. krş. sayısal esneklik, ücret esnekliği.
- İşlevsel esneklik.
Functional flexibility ingilizcede ne demek, Functional flexibility nerede nasıl kullanılır?
Functional : Kullanışlı. Ameli. İş görür. Görevsel. İşlevsel. Görevini yapar. Fonksiyonel. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Pratik. Eylem veya işlevle ilgili olan. hastalıkta işlevi etkileyen, ancak yapısını bozmayan.
Flexibility : Esneklik. Bükülgenlik. Kırılmadan esnek olarak bükülebilme özelliği. Düğme ucunun 70 cm. gerisinden sıkıca tutturulmuş düz duran bir namlu ile, düğmenin 3 cm. gerisine 200 gr. lık bir ağırlık asıldığında, eğilen aynı namlu ucu arasındaki eğilme açıklığı. (bu açıklığın yönetmelik ölçülerine uygun olması gereklidir.). Sınıflamada, bina yapımında ya da benzeri bir çalışmada sonradan duyulacak gereksemeler için önceden göz önünde bulundurulan olanak. Elastikiyet. Yumuşaklık. Fleksibilite. Uysallık. Esneklik açıklığı.
Functional accounting : İşlevsel muhasebe. Görevsel muhasebe. Uygulamalı muhasebe. Sorumluluk muhasebesi. Tatbiki muhasebe. Fonksiyonel muhasebe.
Functional adequacy : İşlevsel elverişlilik. Bir kentin yeni oluşturulan alanlarında yürütülmesi istenen eylemler için, ışık, oyun alanı, yeşil alan vb. koşulların var olup olmadığını belirten ölçü.
Functional analysis : Kimi değişiklikler nedeniyle oluşan yeni halk kültürü düzeninin sayılama yöntemi yardımıyla açıklanması işlemi, bk. işlev, işlevsel okul, işlevsel tümgeler. Fonksiyonel analiz. İşlevsel analiz. İşlevsel çözümleme. İşlevsel çözüm.
Functional and adynamic ileus : Bağırsak felci. Fonksiyonel ve adinamik bağırsak tıkanması.
İngilizce Functional flexibility Türkçe anlamı, Functional flexibility eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Functional flexibility ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Functional flexibility synonyms : abnormal budget, a type mutual funds, abolition of forced labour convention, a group shares, abnormal budget expenditures, ability rent.

Bu kısımda Functional flexibility kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Functional flexibility ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Functional flexibility anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Functional flexibility ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.