Funneling türkçesi Funneling nedir

  • Boru ile gönderme.
  • Kanaldan yollama.
  • Kanallaşma.
  • Merkezileştirme.
  • Tünel ile gönderme.
  • Kanallaştırma.

Funneling ingilizcede ne demek, Funneling nerede nasıl kullanılır?

Funnel cloud : Bulut hortumu. Hortum bulut.

Funnel shaped : Huni şeklinde.

Funnel web spider : Huni ağlı örümcek. Avustralya’da yaşayan altı cinsi zehirli, özellikle atrax robustus’un ısırıkları insanlar için ölümcül olabilen atrax cinsi örümcekler.

Funnel web toxin : Huni-ağlı örümcek türü olan agelenopsis aperta venomundan elde edilen aromatik yapılı olmayan poliamin yapılı bir zehir. Huni-ağ toksini.

Tree funnel web spider : Zehirli bir avustralya örümceği, atrax formidabilis. Üç tünel ağlı örümcek.

Feeding funnel : Doldurma hunisi.

Seperating funnel : Ayırma hunisi. Üst kısmı kapaklı, alt kısmı musluklu olan ve birbiriyle karışmayan sıvıları ayırmada kullanılan cam malzeme.

Funnelling : Kanallaşma. Kanallaştırma. Tünel ile gönderme. Merkezileştirme. Boru ile gönderme. Kanaldan yollama.

Buchner funnel : Buchner hunisi.

Funnelled : Merkezi. Bacası olan. Kanalı olan. Boru ile gönderilen. Bacalı.

İngilizce Funneling Türkçe anlamı, Funneling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Funneling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Vascularization : (tıp veya medikal terimi) kan damarlarının patolojik şekillenmesi (vascularisation olarak da yazılır). Damarlı olma. Damarlaşma. (amerikan ingilizcesi) damarlaştırma. Kan damarları geliştirme. Damar oluşumu. Damarlanma. Damarsal olma.

Refueling : Benzin almak. Yakıt ikmali yapmak. Sıvı yakıt alma. Yakıt ikmali yapma. Sıvı yakıt ikmali. Benzin ikmali. İkmal.

Provision : Karşılamak. Edinme. Karşılık. Hazırlama. Yargılar. Yedek akçe. Erzağını sağlamak. Hüküm. Şart. Biriktirim.

Supplying : Donatım. İkmal yapma. Donatma. Tedarik. İkmal yapan. Sağlama. Sağlayan.

Channelling : Kanallama. Kanala dökmek. Arnalama. Yönlendirme. Maceraya sevketmek. Oluklanım. Arna açma. Kanal oluşumu. Oluklama. Kovuklu bir ortam içinden, fazladan akış sağlanması.

Centralization : Merkezileşme. Özeksel yönetim. Merkezcilik. Merkezlenme. Tekelden yönetime bağlama. Özekçilik. Merkeziyetçilik. Merkezileştirilme. Merkeziyet yöntemi.

Vascularisation : Damarlılaşma. Damarlanma, damarlaştırma. Damarlaşma. Damarlı olma. Damarsal olma. (tıp veya medikal terimi) kan damarlarının patolojik şekillenmesi (vascularization olarak da yazılır). Damarlanma.

Centralisation : Özekselleştirim. Merkezi bir noktaya doğru beraber getirme. Tekelden yönetime bağlama. Merkezileştirilme. Merkezcilik. Konsantrasyon. Merkezileşme. Yoğunlaşma (ayrıca centralization). Özeksel yönetim. Bir ülkede nüfusun, ekonomik ve toplumsal etkinliklerin, ekin kuruluşlarının tek bir özekte toplanma eğiliminin yaratılması ve güçlendirilmesi yönünde benimsenen dizgeli yönelti.

Channeling : Yönlendirme. Kanal açılması. Kanala dökmek. Kanal oluşumu. Kanal olma. Oluklanım. Kanallama. Maceraya sevketmek. Kanal açmak.

 

Supply : Bir elektronik aygıtın çalışması için gerekli gerilim ve akımları oluşturan elektrik düzeni. bu düzenin sağladığı elektrik akımı ve gerilimler. Temin. Vermek. Verilmesi gerekli oran. Sunum. Tedarik. Stok miktar. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir şeyi bulup (müşteriye) ulaştırmak. Gidermek.

Funneling synonyms : centralising, centralism, centralizing, funnelling.