Fur coat türkçesi Fur coat nedir

  • Kürk manto.
  • Kürk ceket.
  • Kürk palto.
  • Kürk.

Fur coat ile ilgili cümleler

English: She was wearing a fur coat.
Turkish: O bir kürk ceket giymişti.

English: The new fur coats were displayed in the window.
Turkish: Yeni kürk mantolar vitrinde sergilendi.

English: You should not wear a fur coat.
Turkish: Kürk ceket giymemelisin.

English: Fur coats are on sale.
Turkish: Kürk mantolar satışa sunulmuştur.

English: Ali bought Mary a fur coat.
Turkish: Ali Mary'ye bir kürk manto aldı.

Fur coat ingilizcede ne demek, Fur coat nerede nasıl kullanılır?

Fur : Kireç (çaydanlıkta veya borularda oluşan). Kürk ile süslemek. Dil pası. Kürklü giysi. Bazı yumuşak tüylü hayvanlara ait tüyler. Kürk ile kaplamak. Post. Kazantaşı. Kazan taşı. Kireç tabakası (çaydanlık vb.).

Coat : Sarmak. Sürmek (boya veya sıva). Kaban. Kaplama. Palto. Bir tabaka (boya vb) sürmek. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Kat. Post. Mont.

Wearing a fur coat : Kürklü.

Fur and feather : Hayvanlar ve kuşlar. Kürkler ve tüyler.

Fur beetle : Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (ınsecta) sınıfının, kın kanatlılar (coleoptera) takımından, vücudu küçük ve silindir biçiminde olan, hem larvaları hem de erginleri kürk ve post kemiren bir tür. Kürk böceği.

 

Fur hat : Kürk şapka. Sarık. Hayvan kılından yapılmış olan şapka. Yahudi baş örtüsü.

Fur collar : Kürk yaka.

İngilizce Fur coat Türkçe anlamı, Fur coat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fur coat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Furs : Kireç tabakası (çaydanlık vb.). Kürkle kaplamak. Kürk ile süslemek. Kürklü hayvan. Bazı yumuşak tüylü hayvanlara ait tüyler. Dil pası. Kazantaşı. Kürk ile kaplamak. Kürklü giysi.

Furlers : Post. Bazı yumuşak tüylü hayvanlara ait tüyler. Kürk ile süslemek. Kürkle kaplamak. Kürklü giysi. Kürklü hayvan. Toplayan kimse. Kazantaşı. Kürk ile kaplamak.

Furrings : Pas (dil). Kürk toplama. Kireç tabakası kazan. Aralama takozu. Kireç tabakası. Düzleme takozu. Kürk kaplama. Kazan taşı. Kireç tabakası (kazan).

Furler : Kürklü giysi. Kürk ile süslemek. Kürk ile kaplamak. Kireç (çaydanlıkta veya borularda oluşan). Post. Kazantaşı. Toplayan kimse. Saran kimse. Kürkle kaplamak.

Pelisse : Kürklü elbise. İçi kürklü manto. Askeri pelerin. Kürklü manto. Panço. Çocuk pelerini.

Fur : Kazan taşı. Dil pası. Kürk ile kaplamak. Kazantaşı. Kürkle kaplamak. Bazı yumuşak tüylü hayvanlara ait tüyler. Kürklü hayvan. Kireç (çaydanlıkta veya borularda oluşan). Kireç tabakası (çaydanlık vb.).

Pelage : Yün. Memeli hayvanların kürkü. Tüy. Memeli hayvan kürkü.

Coat : Sarmak. Tabaka. Kaban. Sürmek (boya veya sıva). Giydirmek. Örtmek. Yumurta kabuğu. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mont.

Furring : Kireç tabakası (kazan). Kürk kaplama. Kürk toplama. Kireç tabakası. Kireç tabakası kazan. Düzleme takozu. Aralama takozu. Kireçlenme. Pas (dil).