Furs türkçesi Furs nedir

  • Kireç (çaydanlıkta veya borularda oluşan).
  • Kazantaşı.
  • Post.
  • Kireç tabakası (çaydanlık vb.).
  • Kürklü hayvan.
  • Kürklü giysi.
  • Bazı yumuşak tüylü hayvanlara ait tüyler.
  • Dil pası.
  • Kürk ile süslemek.
  • Kürk.
  • Kürk ile kaplamak.
  • Kürkle kaplamak.

Furs ile ilgili cümleler

English: She is garbed in furs.
Turkish: Kendisi kürklere bürünmüş.

Furs ingilizcede ne demek, Furs nerede nasıl kullanılır?

Furstenbergs rosette : Meme başı kanalının iç kısmında mukoza kıvrımlarından oluşmuş, sütün memeden kendiliğinden akmasını engelleyen, sibop görevi yapan yapı. Fürstenbergrozeti.

Northern furseal : Deniz ayısı. Etçiller (carnivora) takımının, iri kulaklıgiller (otariidae) familyasından, 1.5- 5 cm kadar uzunlukta, uzun ve yumuşak tüylü, postu değerli, güney pasifik okyanusu'nda yaşayan bir tür.

Sulfurs : Sülf. Kükürt. Sülfür. Sülfür sarısı. Kükürtlemek.

Fur and feather : Kürkler ve tüyler. Hayvanlar ve kuşlar.

Fur beetle : Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (ınsecta) sınıfının, kın kanatlılar (coleoptera) takımından, vücudu küçük ve silindir biçiminde olan, hem larvaları hem de erginleri kürk ve post kemiren bir tür. Kürk böceği.

Wearing a fur coat : Kürklü.

Fur seal : Kürklü fok. Kürklü fok balığı.

Fur collar : Kürk yaka.

 

Fur hat : Hayvan kılından yapılmış olan şapka. Kürk şapka. Yahudi baş örtüsü. Sarık.

Fur coat : Kürk ceket. Kürk. Kürk palto. Kürk manto.

İngilizce Furs Türkçe anlamı, Furs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Furs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Incrustation : Taşlanma. Üstüne kabuk bağlama. Su taşı. Kaplama. Kabuk. Kabuklanma. Kabuk bağlama. İç kireçlenme.

Bearskin : Kürk başlık (askeri terim). Ayı postu.

Furlers : Saran kimse. Toplayan kimse.

Astrakhan : Karagül. Astragan. Karakul.

Scruple : Tereddüt (vicdanın elvermemesinden ileri gelen). Vicdan. Eczacı tartı birimi. Endişe. Kaçınmak. Ahlak ilkesi. Tereddüt etmek. Vicdanı el vermemek. Vicdanı elvermeme. Vicdanı elvermemek.

Sealskin : Ayıbalığı derisi. Fok derisi. Fork kürkü. Fok kürkü.

Beaver : Miğferin çene kısmı. Sakallı adam. Kastor. Kunduz kürkü. Yünlü kalın kumaş. Kunduz. Fırça sakal. Sakal.

Rabbit : Kötü oyuncu (golf vb.). Acemi oyuncu (golf vb.). Çenesi düşmek. Ödlek. Tavşangiller familyasını oluşturan, yaklaşık elli türü içeren, kuyrukları uzun kıllarla örtülü, kulak ve arka bacakları uzun memeli türlerinin ortak adı. Golfte acemi oyuncu. Adatavşanı. Kemiriciler (rodentia) takımının, tavşangiller (leporidae) familyasından, 40-45 cm kadar uzunlukta, yer altında kazdığı inlerde yaşayan, akdeniz etrafındaki ülkelerde yaşayan bir memeli türü. Acemi oyuncu. Tavşan.

Fur : Kazan taşı.

Raccoon : Rakun.

Furs synonyms : muskrat fur, beaver fur, animal skin, pother, furring, fret, furrings, lapin, dither, scale, worry, chinchilla, ermine, otter, muskrat, niggle, leopard, pelt, pelage, hide, flap, mink, coat, fur coat, seal, skin, woolfell, squirrel, incrustations, furler, fells, fox, pelts.