Gözlüklü nedir, Gözlüklü ne demek

Gözlüklü; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Gözlük takmış olan, gözlük kullanan

"Gözlüklü" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Arkasındaki masada biri gözlüklü iki adam vardı." - Y. Atılgan

Gözlüklü anlamı, kısaca tanımı:

Gözlüklü yılan : Kobra.

At gözlüklü : Çevresinde olup bitenleri iyi algılayamayan, değerlendiremeyen (kimse).

Gözlük : Gözene. Atların çevreden ürkmemeleri için gözlerinin iki yanına takılan siper. Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç.

Gözlü : Deliği olan. Gözü olan. Herhangi bir biçimde veya renkte gözü olan. Bölmesi veya gözleri olan.

Gözlüklü çalı bülbülü : [Bakınız: bozkır ötleğeni] (Sylvia conspicillata) Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının öteğengiller (Sylviidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 12.5 cm. Sırtı açık kahverengi, karnı daha açık renktir. Akdeniz memleketlerinde dağ yamaçlarında yaşar.

Gözlüklü penguen : Penguenler (Sphenisciformes) takımının, penguengiller (Spheniscidae) familyasından, 55 cm kadar uzunlukta, sırtı mavimsi kara, Güney Amerika'dan Güney Afrika'ya kadar olan bölgede yaşayan bir tür. (zooloji) (Spheniscus demersus) Penguenler (Sphenisciformes) takımının penguengiller (Spheniscidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 55 cm. Sırtı mavimsi karadır. Güney Amerikadan Güney Afrikaya kadar olan bölgede yaşar.

 

Gözlüklü-çalıbülbülü : (zooloji)

Gözlüklü ile ilgili Cümleler

  • O , kısa, yaşlı, kalın gözlüklü bir adamdı.
  • Gözlüklüğümü bulamıyorum.
  • Otobüs sürücüsünü ilk kez o gün gözlüklü gördüm.
  • Ben okuma gözlüklüğüme bağımlıyım.
  • Gözlüklü kız ne âlemde?

Diğer dillerde Gözlüklü anlamı nedir?

İngilizce'de Gözlüklü ne demek? : adj. spectacled, bespectacled

n. glasses, eyeglasses, a pair of eyeglasses, goggles, spectacles, specs, a pair of spectacles

Almanca'da Gözlüklü : eine Brille tragend; (at) mit Scheuklappen