Gained weight türkçesi Gained weight nedir

  • Ağırlık olarak arttı.
  • Şişmanladı.
  • Kilo aldı.

Gained weight ile ilgili cümleler

English: Ali gained weight.
Turkish: Ali kilo aldı.

English: Ali has gained weight since I last saw him.
Turkish: Ali onu son gördüğümden beri kilo aldı.

English: Ali gained weight over the winter.
Turkish: Ali kış boyunca kilo aldı.

English: Since Jale gained weight over the winter, I think it's likely her swimsuit won't fit her anymore.
Turkish: Jale kış boyunca kilo aldığı için, sanırım büyük olasılıkla onun mayosu artık ona uymayacak.

English: I've kept my weight down even though many of my friends have gained weight as they've grown older.
Turkish: Arkadaşlarımdan çoğu yaşlanırken kilo almalarına rağmen ben ağırlığımı düşük tuttum.

Gained weight ingilizcede ne demek, Gained weight nerede nasıl kullanılır?

Gained : Artırmak. İleri gitmek (saat). Ulaşmak. Yükselmek. Kazanmak. Kar etmek. Elde edilmiş. Almak. Çoğalmak. İlerlemek.

Weight : Çatıyı gergin tutmada kullanılan ağırlık. sahnede bir şeyi gergin tutmak için kullanılan ağırlık gereci. tiyatro konuşmasında ünsüz harflerin ortaya çıkmasıyla organların tembelliğinden doğan durum. Siklet. Dolgunluk vermek. Bilişim, uzay, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir konumsal gösterimde, her bir basamağın, gerçek sayıya eklenen katkısının değerini belirtmek üzere, o basamaktaki sayı değerinin çarpılacağı katsayı. Yük. Sıklet. Etki. Bir cisme yer'in ya da başka bir gökcisminin uyguladığı çekim kuvveti. Yükletmek.

 

Gained a foothold : Tutunacak zemin buldu. Üzerine durmak için yer buldu. Kendine yer edindi.

Gained experience : Deneyim kazandı. Yatkınlık kazandı. Tekrar tekrar yapılan katılım ile bilgi edindi.

Gained popularity : Popülerlik kazandı. Rağbet gördü. Kabul gördü. Daha yaygın oldu. Ünlü oldu.

Gained publicity : İlgi odağı oldu. Aleniyet kazandı. İlgi gördü.