Gained türkçesi Gained nedir

Gained ile ilgili cümleler

English: Ali gained the respect and loyalty of his employees.
Turkish: Ali çalışanlarının saygı ve bağlılığını kazandı.

English: Ali has gained a few pounds.
Turkish: Ali birkaç kilo aldı.

English: Ali gained weight over the winter.
Turkish: Ali kış boyunca kilo aldı.

English: Albania gained its independence from Ottoman State in 1912.
Turkish: Arnavutluk 1912'de Osmanlı Devleti'nden bağımsızlığını kazandı.

English: Ali gained weight.
Turkish: Ali kilo aldı.

Gained ingilizcede ne demek, Gained nerede nasıl kullanılır?

Gained a foothold : Üzerine durmak için yer buldu. Kendine yer edindi. Tutunacak zemin buldu.

Gained experience : Yatkınlık kazandı. Tekrar tekrar yapılan katılım ile bilgi edindi. Deneyim kazandı.

Gained popularity : Ünlü oldu. Rağbet gördü. Daha yaygın oldu. Popülerlik kazandı. Kabul gördü.

Gained publicity : İlgi gördü. Aleniyet kazandı. İlgi odağı oldu.

Gained weight : Şişmanladı. Ağırlık olarak arttı. Kilo aldı.

Bargained : Anlaşmak. Pazarlık etmek. Değiş tokuş etmek. Karşılık (pol.). Teklif (pol.).

Regained consciousness : Bilinci yerine gelmek. Kendine gelmek.

 

Half gainer : Balıklama dalış.

Regained : Tekrar ele geçirmek. Tekrar kavuşmak. Geri dönmek. Kavuşmak. Geri kazandırmak. Geri gelmek. Geri kazanmak. Yeniden kazanmak. Yeniden elde etmek.

Gainers : Saltolu dalış. Kazançlı çıkan kimse. Elde eden. Kazanan.

İngilizce Gained Türkçe anlamı, Gained eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gained ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be in the ascendent : Yıldızı parlamak. Hükmetmek. İtibarı artmak.

Win : Ulaşmayı başarmak. Zafer. Galibiyet. Galip gelmek (dava). Başarı. Yengi. Kazanma. Galip gelmek.

Forges : Demir işlemek. Uydurmak. Sahtesini yapmak. Taklidini yapmak. Demir dövmek. İşlemek. Biçim vermek. Düzenlemek. Yapmak.

Forge : Demir dövmek. Uydurmak. Oluşturmak. Yapmak. İşlemek. Yaratmak (edebi). Sahtesini yapmak. Biçim vermek. Demir işlemek.

Aggrandizing : Çoğaltmak. Abartmak. Büyütmek. Yüceltmek.

Be in the ascendant : Hükmetmek. İtibar kazanmak. Yıldızı parlamak.

Bump up : Artmak. Yükseltmek. Çıkmak. Fırlamak.

Escalate : Kızıştırmak (savaş veya anlaşmazlık vb). Çıkmak. Fiyatı yükseltmek. Yükseltmek (fiyat vb'ni). Tırmanmak. Kızışmak. Kızıştırmak.

Add : Uzatmak. Çalmak. Bindir. Neticelenmek. Eklemek. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Ekleme. Ekleme yapmak. Toplamını almak. İlave etmek.

Forge ahead : Öne geçmek. Yarışta en ileriye geçmek. Yarışta başa geçmek. Gittikçe başarılı olmak. Hızla ilerlemek. Sağlam adımlarla ilerlemek.

Gained synonyms : cranch, craunch, capture, accruing, have benefit from, accrue, cozen, nets, aggrandized, profiting, acquired, buoy, earned premium, gone off, flourishes, attain, clears, attains, develops, carry, come by, augment, crunch, bring in, amplifying, admit, aggrandised, netted, come along, be in pocket, netts, assume, arrive.

 

Gained zıt anlamlı kelimeler, Gained kelime anlamı

Lose : Kaybetmek. Yitirmek. Geri kalmak (saat). Azıtmak. Mahrum etmek. Geri kalmak. Kaçırmak. Mağlup olmak. Heba etmek. Kazanamamak.

Unstained : Renksiz. Temiz. Lekesiz.