Galvanic series türkçesi Galvanic series nedir

  • Metal ve alaşımlarının belirli bir ortamdaki (genellikle deniz suyundaki) bağıl potansiyellerine göre oluşturdukları dizi.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Galvanik dizi.

Galvanic series ingilizcede ne demek, Galvanic series nerede nasıl kullanılır?

Galvanic : Elektrik çarpmasına benzeyen. Galvaniz. Galvanik. Elektrik akımı üreten.

Series : Silsile. Sıra. Sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Genel olarak aynı kişi ya da kuruluşça yayımlanan, ortak bir konuyu değişik açılardan ya da değişik bölümleriyle inceleyen yapıtların oluşturduğu bütün. Dizi film. Seriler. Konu, tutum, deyiş yönünden birbirine bağlı olan; aynı oyuncular, aynı çevirim takımıyla gerçekleştirilen filmler. tv. birbirinin devamı olan, aynı takım ve genellikle aynı oyuncular tarafından gerçekleştirilen televizyon izlenceleri. konusu kendi içinde bir izlence dolduracak biçimde parçalara ayrılmış, her biri öbürünün devamı olarak belirli aralıklarla yayınlanan televizyon izlencesi. Zincir. Dizi. Gözlemleri bir sıra düzeni içinde sunan sıklık dağılımı.

Galvanic battery : Galvanik pil. Volta pili. Galvanik batarya.

Galvanic cell : Galvanik göze. Galvani gözesi. Volta gözesi. Galvanik pil. Değişlik metalleri üşerli bir çözelti içine batırmakla elde edilen ilk elektriksel erke üreteci. Yük-süren kuvvet kaynağı olarak kullanılan göze.

 

Galvanic electricity : Galvanik elektrik.

Galvanic pile : Galvanik pil.

İngilizce Galvanic series Türkçe anlamı, Galvanic series eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Galvanic series ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Activated coal : Etkinleştirilmiş kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Aktif kömür. Etkin kömür.

Active metals : Etkin metaller. Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Aktif metaller.

Alcohols : Alkol. İspirto. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). Alkoller. İçki.

Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.

Alabaster : Alçı taşı. Sumermeri kaymaktaşından. Akmermer. Sumermeri. Albatr. Kaymaktaşı. Kaymaktaşından yapılan. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Su mermerinden yapılan.

Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

Additive : Çoğalan. Toplanır. Eklenecek. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Katkı. Katılacak. Katık. Ek katkı. İlave.

 

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

Acidimetry : Asit ölçümü. Asidimetre. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asitimetre. Asitölçüm. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asit ölçme. Asidimetri.

Acier inoxydable : Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü. Paslanmaz çelik.

Galvanic series synonyms : acid radical, alicyclic compounds, additive properties, aldehydes, acid salt, alcoholometry.