Galvanise türkçesi Galvanise nedir

  • Galvanizlemek.
  • Galvaniz kaplamak.
  • Galvanik akımla tedavi etmek.
  • Ateşlemek.
  • Elektrik akımı uygulamak (sinire, kişiye, vs.).
  • Uyarmak (ayrıca galvanization).
  • Heyecanlandırmak.
  • Canlandırmak.
  • Galvanize etmek.
  • Harekete geçirmek.
  • Hemen harekete geçirmek.
  • Galvanizle kaplamak.
  • Sac.
  • Bir metali ince çinko tabakası ile kaplamak.

Galvanise ingilizcede ne demek, Galvanise nerede nasıl kullanılır?

Galvanised : Uyarmak (ayrıca galvanization). Galvanize etmek. Galvanize edilmiş. Bir metali ince çinko tabakası ile kaplamak. Galvaniz kaplı. Elektrik akımı uygulamak (sinire, kişiye, vs.). Galvanizli. Galvanize. Çinko kaplı. Galvanizlenmiş.

Galvanised pipe : Çinko kaplama boru. Üzeri çinko kaplanmış boru.

Galvanisation : Galvaniz. Elektrik akımı uygulaması (sinire, kişiye, vs.). Galvanizm. Galvanizleme. Galvanizasyon. Uyarma (ayrıca galvanization). Bir metalin ince çinko tabakası ile kaplanması.

Galvanising : Uyarmak (ayrıca galvanization). Galvanizlemek. Bir metali ince çinko tabakası ile kaplamak. Çinko kaplama. Galvanize etmek. Galvaniz yapma. Galvanizleme. Elektrik akımı uygulamak (sinire, kişiye, vs.).

Galvanism : Kimyasal elektrik. Hastalıkların tedavisinde elektrik kullanılması. Galvanizm.

Galvanic cell : Galvanik pil. Yük-süren kuvvet kaynağı olarak kullanılan göze. Volta gözesi. Galvanik göze. Galvani gözesi. Değişlik metalleri üşerli bir çözelti içine batırmakla elde edilen ilk elektriksel erke üreteci.

 

Galvanization : Galvaniz. Galvanizasyon. Galvanizasiyon. Galvanizm. Galvanizleme.

Galvanically : Galvanik olarak. Galvanik bir şekilde. Elektrik akımı ile. Galvanik ile.

Galvanic : Galvanik. Elektrik çarpmasına benzeyen. Elektrik akımı üreten. Galvaniz.

Galvanical : Galvanik.

İngilizce Galvanise Türkçe anlamı, Galvanise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Galvanise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry away : Büyülemek. Alıp götürmek. Coşturmak. Götürmek. Taşımak. Ayartmak. Kendinden geçirmek. Aparmak. Sürüklemek.

Coat : Post. Sarmak. Kat. Palto. Kaban. Tabaka. Örtmek. Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı. Bir tabaka (boya vb) sürmek. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar.

Tin plate : Kalay levha. Kalayla kaplı levha. Teneke kaplı çelik. Kalaylı teneke. Kalaylı sac. Teneke. Saç.

Zincing : Çinko ile kaplamak. Çinkoyla kaplama.

Iron plate : Demir sac. Demir levha.

Fires : Kovmak. Çalışmak (motor vb.). Tutuşturmak. İşten kovmak. Ateş almak. İşten atmak. Isıtmak. Soruvermek. Alev almak.

Take aback : Şaşırtmak.

Zincs : Zenk. Tutya (simgesi zn). Çinko. Çinko ile kaplamak. Tutya.

Ignite : Yakmak. Yanmak. Tutuşturmak. Tutuşmak. Ateş almak.

Activate : Etkili hale getirmek. Etkinleştirmek. Etkin hale getirmek. Aktive etmek. Kurmak (birlik). Devreye sokmak. Başlatmak. Aktive olmak. Aktif hale getirmek.

 

Galvanise synonyms : blow out of the water, ball over, animates, exalt, sheeting, sheet iron, startle, electrifies, accelerate, brisk up, actuated, emote, arouse, exalting, enflamed, awakes, zinc, bring to life, enflame, galvanizing, enflaming, carrying away, plate, brightens, excites, galvanising, activates, excite, discharges, commove, awake, exalts, bestirring.