Gaming türkçesi Gaming nedir

  • Kumar oynama.
  • Kumarbazlık.
  • Kumar.

Gaming ingilizcede ne demek, Gaming nerede nasıl kullanılır?

Gaming house : Kumarhane.

Gaming laws : Kumar yasaları.

Gaming rules : Oyun kuralları.

Gaming table : Kumar masası.

Computer gaming software : Bilgisayar oyunları yazılımı.

Gamine : Yaramaz çocuk. Başbelası. Sokak çocuğu. Güzel genç kız. Hayat dolu genç görünümlü kız.

Gamic : Cinsel (biyoloji terimi). Eşeyli. Cinsel.

Gaminess : Cesurluk. Cesaretlilik. Cesur olma.

Gamin : Sokak çocuğu. Haşarı çocuk. Köprü altı çocuğu. Mahalle çocuğu. Kimsesiz çocuk.

Gamily : Yiğitçe. Yüreklice. İffetsizce. Cesaretli bir şekilde. Mertçe. Oyunumsu. Uçarıca. Cesurca.

İngilizce Gaming Türkçe anlamı, Gaming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gaming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gambled : Oynamak. Riske atmak. Riskli girişim. Rizikolu iş. Kumar oynamak. Spekülasyon yapmak.

Game of chance : Şans oyunları. Sadece şansa bağlı olan oyunlar. Şans oyunu. Kumar oyunu.

Game of hazard : Şans oyunu. Talih oyunu.

Gambles : Oynamak. Kumar oynamak. Rizikolu iş. Riske atmak. Spekülasyon yapmak. Riskli girişim.

Hazard : Rastlanı. Riske etmek. Tehlikeye atmak. Riske girmek. Topu deliğe sokan vuruş. Şans. Tehlike. Afet. Şansa bırakmak.

 

Throw : Örtü. Kaçırmak. Atma. Yer tabakasındaki çatlak. Dikey atım. Fırlatmak. İçinde yapmak (baraj vb nehrin). Çömlekçi çarkında çamura şekil verip bir eşya yapmak. Bir kırıkta, tavan ve taban kanatları arasındaki düşey yer değiştirme (kayma ölçüsü). Yöneltmek.

Wager : Bahse girme. Para yatırmak. Bahis tutuşmak. Bahis. Bahse girmek. İddia. Bahis tutuşma. Para koymak. Riske atmak.

Alea : Arcadia'nın doğu sınırında bulunan eski şehir. Şans oyunu. (latince)zar kullanımını esas alan eski roma şans oyunu. (klasik mitoloji) aleus tarafından şerefi üzerine yapılmış olan kutsal bir yerle ilgili olan athena'nın takma adı.

Bet : İddiaya tutuşmak. Bahse tutuşmak. Bahis. Bahse girmek. Bahis yapmak. Bahis tutuşmak. İddiaya girmek. Üzerine oynamak. İddia. Bahis olarak yatırılan para.

Play : Oynatmak. Sahne yapıtı. Rol almak. Canlandırmak (tiyatro terimi). Uzak bir amacı ya da ileriye dönük bir memnunluk duygusu ile ilişkisi olmayan, amacı özünde bulunan zevk verici herhangi bir etkinlik. Çalmak. Tutmak. Turneye çıkmak. Hareket etmek. Piyes.

Gaming synonyms : sporting life, gambling game, gambling, dicing, recreation, gamings, gamble, vice, wagered, diversion.

Gaming ingilizce tanımı, definition of Gaming

Gaming kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Gambling. The act or practice of playing games for stakes or wagers.