Gastrovascular system türkçesi Gastrovascular system nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Gastrovasküler sistem.
  • Sölenterlerde, gastral boşluktan meydana gelen, besinin hücre dışı olarak sindirilmesinden sonra belli hücrelerle alınıp bütün vücuda yayılmasını sağlayan kanal sistemi.

Gastrovascular system ingilizcede ne demek, Gastrovascular system nerede nasıl kullanılır?

Gastrovascular : Gastravasküler. Gastrovasküler.

System : Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi. Dizge. Organizmada aynı işlevleri gerçekleştirmek için birbirleriyle ilgili bağlantılı organların oluşturduğu birlik veya grup. yol, yöntem. Yöntem. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Evren. Düzen. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü. Kaide.

A nary numeration system : A-lı sistem.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Absolute stability of a linear system : Doğrusal bir dizgenin mutlak kararlılığı.

Absolute stability of a system : Bir dizgenin mutlak kararlılığı.

 

İngilizce Gastrovascular system Türkçe anlamı, Gastrovascular system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gastrovascular system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Cansız çevre.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

 

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Gastrovascular system synonyms : a protein, aardvarks, abo blood groups system, a cells, acacia, aardvark.