Gedi nedir, Gedi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kendi.

Gedi ile ilgili Cümleler

  • Gedip onu almalısın.
  • “El yordamıyla ilerlemeyi sürdürürken, sanki karanlıkta bir gedik açılıyor, bir yerlerden içeriye ışık vuruyor.”
  • “Fırsat çıkmışken kim bilir hangi uzak meseleden tutturup taşı gediğine koymak ve tenkit etmiş olmak için kaplarına sığamıyordu.”
  • Taşı gediğine koymaya çalışıyorum.

Gedi ile ilgili Atasözü veya Deyim

eksik gedik kapamak : ufak tefek gereksinimleri karşılamak.

gedik açılmak : giderilmesi çok güç bir eksiklik veya açık ortaya çıkmak.

gedik kapamak : küçük bir gereksinimini karşılamak.

gedik kapmak : bir gelir kaynağı ele geçirmek.

gedikleri tıkamak : çıkan veya çıkacak olan zorlukları önlemek.

taşı gediğine koymak : gerekli bir sözü tam zamanında ve yerinde söyleyerek karşısındaki kimseyi susturmak, zekice davranmak.

Gedi tanımı, anlamı

Deflasyonist gedik : Basit Keynesyen gelir harcama modelinde gayrisafi yurtiçi hasılanın tam işlendirme gelir düzeyinin altında (eksik işlendirme) dengeye ulaşması

Döviz gediği : Genellikle kalkınmakta olan ülkelerde yatırım-tasarruf gediği ile bir arada görülen, ara ve yatırım malı dışalımı nedeniyle karşılaşılan döviz yetersizliği.

Enflasyonist gedik : Bir ekonomide; tüketim, yatırım, hükümet harcamaları ve net dışsatım toplamından oluşan planlanan harcamaların, tam işlendirme reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyinden fazla olması durumu.

 

Gayrisafi milli hasıla gediği : Doğal gayrisafi milli hasıla ile reel gayrisafi milli arasındaki fark.

Gedife : Arapça kökenli katife kadife.

Gedige : Süs, ziynet.

Gediğen : Dikenli, sapları yere yayılan, boz renkli bir ot.

Gedik açmak : Düşman mevzilerindeki zayıf bir noktadan giriş yeri açmak.

Gedik getmek : Deşmek, yarmak.

Gedik yöntemi : Belli bir hizmetin görüleceği yerlerin belli ve değişmez sayıda olması yöntemi.

Gedikağzı : Malatya ili, Darende belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Gedikaltı : Aydın kenti, Nazilli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Gedikaşar : Siirt ilinde, Eruh belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Gedikbaş : Ayrıcalıklı kimse.

Gedikbaşı : Antalya ili, Kaş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır şehrinde, Tepe nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sivas ilinde, Gedikbaşı bucağına bağlı bir yer. Van şehri, Başkale ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Gedikbay : AYrıcalıklı kimse.

Gedikbulak : Van şehrinde, Timar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Gedikçayırı : Sivas şehrinde, Hafik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Gedikdere : Erzincan şehri, Tercan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Gedikdibi : Van ili, Kocapınar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Gedikevi : Afyon kenti, Ümraniye nahiyesine bağlı bir yer.

Gedikgeme : Dişleri dökülmüş kimse.

Gedikhasanlı : Yozgat ilinde, Sorgun belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

 

Gediklemek : Hafif kaynatmak.

Gedikler : Bursa kenti, Büyükorhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Tunceli ili, Gedikler nahiyesine bağlı bir bölge. Uşak ili, Banaz ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Uşak şehri, Ulubey ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Gedikli cariye : Saray karavaşları aşamalarının en yükseği.

Gedikoğluçiftliği : Kütahya ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Gedikören : Bursa ilinde, Harmancık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya ili, Ilgın ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Gedikpınar : Bitlis ili, Güroymak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Bursa şehri, Tahtaköprü bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel şehrinde, Silifke belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Gediksaray : Amasya kenti, Gediksaray bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Gediksatılmış : Kars şehrinde, Arpaçay ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Gediktaş : Ayrıcalıklı, güçlü kimse.

Gediktepe : Erzincan şehrinde, Bozoğlak bucağına bağlı bir yer.

Gedikyolu : Elâzığ ilinde, İçme nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Gedikyurt : Elâzığ ilinde, Kovancılar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Gedil : Küçük, büyük çuval. Konya ili, Akşehir belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Gedilcen : Yaprakları çalıya benzeyen, dağlarda yetişen yaban baklası.

Gedilgen : Yaprakları çalıya benzeyen, dağlarda yetişen yaban baklası.

Gedim : Su kenarlarında yetişen tereye benzeyen bir çeşit ot. Eski. Arapça kökenli kadim: kadim; eski; antik.

Gedime : Su kenarlarında yetişen tereye benzeyen bir çeşit ot.

Gedimen : Yakışıklı.

Gedimi : Daima, her zaman: - Bu çocuk kiminen duruyor? - Gedimi benimnen duruyor.

Gedine : Set set basamak şeklinde tarla.

Gedip gedermek : Gitmek, yürümek:Ben Ali'yi yolda gedip gederiken gördüm.

Gedir : Bağ çubuklarını çoğaltmak için toprağa daldırılarak fidelenen dal. Yok olan bir şeyin yerini tutacak olan nesne. Arapça kökenli gadr/kadir: gadr / kadir; Kadir.

Gedirge : Süs, ziynet. Bıçak ve benzerleri şeylerde girinti çıkıntı, tırtık.

Gedirgen : Bağ çubuklarını çoğaltmak için toprağa daldırılarak fidelenen dal. [Bakınız: gedir]. Fundalıklarda yetişen, yenilir bir çeşit bitki.

Gediri : Bağ çubuklarını çoğaltmak için toprağa daldırılarak fidelenen dal.

Gediri yatırmak : Bağ çubuklarını daldırma yoluyle çoğaltmak.

Gediş : Gitmi, gidiş.

Gedişmek : Kaşınmak.

Gediyorumak : Gide durmak: Ahmet köyden gediyoru.

Gönüllü gedikli : Kimi illerde yeniçeri yerine ulufe ile görev yapan gönüllülerin belli ve değişmez sayıdaki hizmet yerleri.

Gun gedikten inmek : Gün doğmak, ortalık aydınlanmak.

Hisar gediği : Kalelerde sürekli olarak görev yapan askerlerden timarlılara özgü olan belli ve değişmez sayıdaki yer ve görev.

İki gedik modeli : Geleneksel kalkınma kuramlarında, yatırımların finansmanı için iç tasarruf ve dışalımın finansmanı için döviz kısıtlarına odaklanan iktisadi kalkınma modeli.

Kerteleme gediği : Doruk noktadan sonra, oyunun duygu açısından yeni bir duruma geçişi. (Söz sanatı terimi) Kertelemede sıra bozukluğu. Oyunun -duygu bakımından- doruk noktasından sonra yeni bir durum yaratan eylem, yeni bir duruma geçiş.

Kırılca gediği : Kimi özdeciklerin yerlerinden kaymaları, kimilerininse eksilmesi gibi nedenlerle oluşarak kırılcanın düzgün dizilim yapısını aksatan nokta.

Kralın kişisel gediği : Doğrudan doğruya kral eliyle bağışlanan ya da kendisine ayrılan gedik.

Nizamlı gedik : II. Mahmut zamanında kurulan gediklere verilen ad. bk. gedik.

Ses gediği veya sadece gedik : İki açınığın yanyana gelmesi, ki ya süel gibi aynı kelimede veya ulu orta gibi iki kelime arasında olur. Gediği kapamak için dil çok defa toplaşma, derilme, çitişme, önüm veya bağlama çarelerinden birine baş vurur.

Sucu gediği : Bir tür tekel olan çeşmeden su alma ayrıcalığı.

Tekel gedikleri : Yasaların çıkmadığı zamanlarda, hükümdarlarca tanınan tekelci haklar.

Üç gedik modeli : Geleneksel kalkınma kuramlarında, yatırımların finansmanı için iç tasarruf ve dışalımın finansmanı için döviz ve büyüme için teknoloji kısıtlarına odaklanan iktisadi kalkınma modeli.

Eksik gedik : Gereksinim duyulan ufak tefek şeyler.

Gedik : Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Güçlük, güç durum. Boşluk, eksiklik. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Eksik dişli. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Dağ geçidi.

Gedikli : Gediği olan. Astsubay. Müdavim.

Gedilme : Gedilmek durumu.

Gedilmek : Gedik olmak, gedik açılmak. Bıçak, keser vb.nin ağızları aşınmak.

Gediz : Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.

Diğer dillerde Geçmiştelik anlamı nedir?

Fransızca'da Geçmiştelik nedir ? : imparfait