Gees türkçesi Gees nedir

Gees ile ilgili cümleler

English: There was a bunch of geese flying in different groups.
Turkish: Farklı gruplarda uçan bir grup kaz vardı.

English: Geese fly in a V shape.
Turkish: Kazlar V biçiminde uçarlar.

English: Food and blankets were given to the refugees.
Turkish: Yiyecekler ve battaniyeler mültecilere verildi.

English: These geese lay golden eggs.
Turkish: Bu kazlar altın yumurta yumurtlar.

English: My dear child, stay down here, otherwise the mean geese will bite you to death.
Turkish: Sevgili çocuğum, burada kal, yoksa zalim kazlar seni ölümüne ısırır.

Gees ingilizcede ne demek, Gees nerede nasıl kullanılır?

The gee gees : At yarışları. (ingiliz argosu) atlar gidiyor.

Geese : Kaz. Kuşlar (aves) sınıfının, karinalılar (carinatae) bölümünden, vücutları ağır, boyunları uzun, gagaları geniş ve yassı, kanatları uzun, kuyrukları kısa, ayakları perdeli, iyi yüzen ve dalan, toplu halde yaşayan ve göç eden türleri olan bir takım. Budala kimse. Kazsılar.

Geese and ducks : Kazlar. Kuşlar (aves) sınıfının, kazsılar (anseriformes) takımından, iyi uçan ve yüzen göçücü su kuşlarını içine alan bir alt takım. ördekgiller (anatidae) olmak üzere tek bir familyası vardır.

Geese fattening : Kazları kesmek için besiye çekmek (özellikle ezme yapmak için). Kaz besiciliği.

 

All his geese are swans : Karga yavrusunu şahin görür. Kuzguna yavrusu şahin görünür. (biri için) her şeyi olduğundan iyi görmek. Kazlarını kuğu sanmak.

Fox and geese : Satranç vb. oyun. Körebe oyunu. Tahtada oynanan oyun.

Bargees : Mavnacı. Mavunacı.

Congees : Uzak doğuya özgü bir tür pirinç lapası.

Education of refugees : Sığınanlar eğitimi. Baskı altında ülke değiştirenlerin, sığındıkları yeni ülkeye uymalarını sağlamak için yapılan eğitim.

Hemorrhagic nephritis enteritis of geese : Kazların kanamalı böbrek-bağırsak yangısı. Dört-10 haftalık kaz palazlarının akut veya kronik seyirli, interstisyel nefritis, bağırsak epitelinde ve bursal lenfositlerde nekrozla belirgin poliyomavirüs enfeksiyonu, kaz poliyomavirozisi.

İngilizce Gees Türkçe anlamı, Gees eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gees ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Equine : Ata ilişkin. Ekuin. Ata ait. At gibi. Atla ilgili.

Horsed : Aygır. At koşmak. Beygir. Oynamak. Ata binmek. Kamçılamak. Sehpa. Sırtına binmek. Atlama beygiri.

Force unit : Güç birimi.

Hacks : Kıymak. Tekme. Kertik. Atla gezmek. Kesici alet. Vuruş. Çentik. Taksi. Yazar bozuntusu.

Equines : Ata ilişkin. Atla ilgili. Ekuin. At gibi. Ata ait.

Hackneying : Kira arabası. Koşum atı. Binek atı. Bayağı. Eskitmek. Körletmek.

Horse : At koşmak. Süvari birliği. Ata binmek. Beygir. Zoolojik sınıflandırmada equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos. Eroin. Aygır. İskele sıpası. Oynamak.

Turn : Vazgeçirmek. Deneme sırası. Ekşimek. Yetenek. Eğilim. Dönmek. Olmak. Katlamak. Sapma.

Hackneys : Eskitmek. Bayağı. Körletmek. Kira arabası. Koşum atı. Binek atı.

Gees synonyms : gee gee, hippos, hack, horses, gee, hackney, geeing, horsing, g, g force.