Beygir nedir, Beygir ne demek

Beygir; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Beygir" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Paçaları sıvadı, bir beygir kiralayıp köy köy dolaştı." - E. E. Talu

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Kastre edilmiş erkek at.

Bilimsel terim anlamı:

Kaba çizgileriyle beygire benzeyen, 1.75 m. uzunlukta ve 34 cm. genişlikte, yüksekliği 1.70 m. ye ayarlanabilen ve atlamalar için kullanılan cimnastik aracı.

İngilizce'de Beygir ne demek? Beygir ingilizcesi nedir?:

gym. horse, gelding

Beygir hakkında bilgiler

[Bakınız: at]

Beygir tanımı, anlamı:

Beygir gücü : Saniyede 75 kilogrammetrelik iş yapan bir motorun gücü.

Kulplu beygir : Jimnastikte destek olarak kullanılan, gövdesinin ortasında gereğinde sökülüp takılabilen yarım halka biçiminde aralıklı iki kulpu olan araç.

Atlama beygiri : Yüksekliği değişik ölçülere ayarlanabilen ve atlamalar için kullanılan beden eğitimi aracı, beygir.

Dolap beygiri : Kuyudan su çekip bahçe ve bostanları sulamaya yarayan çarklı düzeni döndüren at, eşek veya katır.

Haymana beygiri : "İşsiz güçsüz dolaşmak" anlamındaki haymana beygiri gibi dolaşmak deyiminde geçen bir söz.

Beygirci : Beygir besleyen veya kiraya veren kimse.

Beygirli : Beygiri olan.

 

Beygirlik : Beygir gücünde. Beygire ait, beygir için.

Beygirsiz : Beygiri olmayan.

Dolap beygiri gibi dönüp durmak : Dar bir çevrede hep aynı işi yapmak.

Menzil beygiri gibi koşmak : Durup dinlenmeden çalışmak.

Saka beygiri gibi : Bir iş uğruna birçok yere uğrayarak dolaşan (kimse). yalnız vakit geçirmek için amaçsız dolaşan (kimse).

Sütçü beygiri gibi : Çok tembel ve miskin.

Sütçü beygiri gibi ayakta uyumak : Çok tembel ve miskin olmak.

Taşımak : Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek. Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek. Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak. Duymak, hissetmek. Giymek. Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek. Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak. Üstünde bulundurmak.

Araba : Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.

Çekmek : Asmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Boya, badana vb. sürmek. Hoşa gitmek, sarmak. İmbik yardımı ile elde etmek. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Çizgi durumunda uzatmak. Yürütmek, sürmek. Daralıp kısalmak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçine almak, emmek. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Taşıma gücü olmak. Örtmek, giymek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçki içmek. Döşemek. Aynısını yazmak veya çizmek. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Kaçan ilmeği örmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. Öğütmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Atmak, vurmak. Herhangi bir anlama almak. Tartıda ağırlığı olmak. Yol, ay sürmek. Germek. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak.

 

Atlama : Atlamak işi. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.

At : Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. Astatin elementinin simgesi.

Beygir biti : Atların kıl diplerinde, özellikle yelelerde yaşayan kan emici ve kaşıntı yapıcı bit.

Beygir sıtması : Özel iki alyuvar asalağından ileri gelen ve kene türleriyle bulaşan ateşli at hastalığı.

Beygircilik : Beygircinin yaptığı iş.

Beygirden atlama : Bu adı taşıyan atlama aracının üzerinden türlü biçimlerde aşma.

Beygirgücü : (fizik) Bir saniyede 75 kg/ m. lik iş yapabilme gücü. (736 W). Bir saniyede 550 ft-lb. (76.04 kg/ m.) iş yapabilme gücü. (746 W.).

Diğer dillerde Beygir anlamı nedir?

İngilizce'de Beygir ne demek? : n. horse, workhorse, cart horse, hack

Fransızca'da Beygir : rosse [la]

Almanca'da Beygir : n. Ross